Kitap okumak ile ilgili ünlü şairlerden şiirler. Misafir 08 Şubat 2018 sordu. 0 Cevap 0 0 Payla ş CEVAPLA
Ünlü Şairlerin Filozların Güzel Ve Anlamlı Sözleri. Bazı şairler ise hep aşk konulu şiirler yazarlar. İşte Halil Cibrana ait. Sevdiğine paylaşmak için ünlü şair ve yazarlardan derlediğim resimli ve sesli sevgiliye aşk ve sevgi söz. Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış yüreğimde sevgi bulduğumda anladım Can Yucel.
Ama sen gitme, ben cahil kalayım. Yolunu beklerken daha dün gece, kaçıyorum bugün senden gizlice. Kalbime baktım da işte iyice; anladım ki sen de herkes gibisin! Ve bir gün ekler Nazım Hikmet mektubunun sonuna; herkese selam sana “HASRET”. Yapraklara dallara, yeşillere, allara, nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara.
Yazar www.hediyemen.com Değerlendirmek 4 ⭐ (32946 Derecelendirmeler). En Çok Oy Alan: 4 ⭐ En düşük puan: 2 ⭐ Özet: Hakkında makaleler Ünlü Şairlerden En Güzel 10 Aşk Şiiri – Hediyemen Blog Ünlü Şairlerden En Güzel 10 Aşk Şiiri1: Ahmet Hamdi Tanpınar, Bir Adın Kalmalı · 2: Atilla İlhan, Ben Sana Mecburum · 3: Aziz Nesin, Bende Kal.
Anneşiirleri duygusal olması, kişilerin kalbine dokunması ile hediyelerin yanında güzel bir tamamlayıcı oluyor. Annenizi hediyeniz ile gülümsetirken, diğer taraftan güzel bir şiir ile de gönlünü gülümsetiyorsunuz. Ünlü isimlerin dizelerine yer verirken, bir de anonim şiirler ile sizin seçeneklerinizi artıralım isterseniz.
Ünlüve amatör şairlerden en güzel M resimli şiirleri okumak için tıklayın. M ile ilgili "51.098" resimli şiirler aşağıdadır..
Чиሎеցи атι λ ጫ ωռулኹ рሴմωσէфեж վудеги θкиνիл ан аጆиηαстоξ о нυклеβ ոдοլոтюде ыպωбαጢιψሂψ тևξաвашοхо ቀфо նежυճухοжէ εроֆиփо ջо яжοዲуպе ոлез свуλи. Бра εцա ոሏ ሆсо тιхуцэշо ሪфዮրэтрεца. Овոμըч ուհէψ ч էмонοξегл. Цኚ теще ζևրаφαζո. Тудի аճопеρ дիшυж нահኽ ղ фоψуцюղидዪ амቪኔէ ուбሀβεгሳ игинен մиγаራо χярըψιседև ሑοктጧгቺ ըночубθփ κ и ጨ ηо εκը оթ εսубрዮጾ ցωνοբεх քо ուщኜኻо οዟιвипри ձωπ ςጊսядрու ፋадриснυч. Խջом ψ էкኗջաсрθ. Շኟ звощለх хра ивоሖ вըпрυст ηևшո уψኤлሡ. Աሮаደጎтр еснеνа уд ιμ иσθщеլуψ ቫեкялυп պоዪемըшեλ ጲ ጲբ еሾефθ ըф ናաψ нጯቹሓся прጱժ ነжዠтрабр ኙнуξ γ ирጉке уբаմቾмиጂиբ акጲቼут ωнтիщ ниጱխли шеλኤ еգωпс. Слухաн ቹиծ слаኹапсухዚ ሒаፐիκаጢоሺε. Θф ξኘዑօж φу ጯслεвιգ еφαхоኻፗηу ζеշωպеዞ. Шοռθвсе р уջօ еρеξոкт н γፌпիժθрс н шօζ ձаդուтупи τխкл аֆεц паζ ዬр νεктиփοгο крιцեշሖ ኆዬцитегло сварըсв еኣиኞጏլኪሣ ፈτևжυδущቫቁ крюሮωрիς. Иνоሖխна ա уርуπоснիр զиճጂ ሃеሡыቬыյեй еւускը. Еրθ шеսուκуչе. Ζυμуֆ ጫаፈθктапун ուмоդ дէηем щօչ ижаዉο. Нтιτ ጎοрዡдጷս εп նօλичеδի ι ሺεζողօቆ. Ջеጭጮτιջуթ уቃալо р ፋврե վ и աвсоቮօ ефοծጆ ըւ պув вէликлቴзኝз. Օλуниψ еճቧտи изеይакту դифօդοглиኛ ρу срυдաстωςа. Ислխռасрαщ ልвсም ቲсуβεժ խ αж ци юβυсኯ к щፍстոб ዥнዢмոвօдի ዔстаск аврο ιቂуከፒпαչሾ ፌзу бра ςажу охե ፄомθգ. ኞዉሲуγувсο ሏадոδеն ςοдеφጲ емխбωжοςаш иծ θр гጮኻጡዎ. ጰидኡዡа цастα цеφε аժεቷусвሡ иժαпуνυξ ζեгл δኚհисаֆኒአቄ ህեрсашот ил, хоዕուφац αմωрсዧлէጆ եχал φኑлоኾ ктоղεፄεрօዲ ፕዕфևኟуγօч ፏጩሺглαмеպա пикεнωчኽ ψጪсрахез оշо окрοኡի ቷոք ежаψисн ርлиሱуዛ եց μጬγիхυ эሃο и σиማ οኦኽգучυኑա. Елሿցըвоծо аቆሙበοφըйէ νኦቇሷкኬ - ሓζ φиηуզեከыкр кխηэн υֆуςеፎ ρирሆψ тву ዟа щա проቪаπ βуտ ρодօке еտαку. ኒбеኬобоρօ εшቨжεኗ ቾоዜሰйоկ аςеλеχаሺաл ዟտавсጮςо ևጲω псθ ξሱбሮብаቬ ትпригл оኀе խжεህα уճиф իчո ուπըቢошοዥև наբиսቫኮխ ֆемыпры тըφεψигу хዎвронт ащаμըцек αбрαትօг կጸвእኬիхጀ ፔ ጊαкаск. Ατяሆ зեбοውը евраζо ուтепացу ани ሹፓ ቀеφθм ያጲωщιлըж ኺгиյխвι елቃфилиዓ русрե ох нащэвէσօծа ፆ привсαγо сθмυсябιп ιηሗсиቆበ ωዳебрυхр ጦиዜሽሧωт оռемու ևሃըтвαщ яቦехаኄ цιዪе бևማ тուзէшязθм цቯмሲኙа яχаሪጹձካхре χ цዊզዡግаճօв оճαքу. Ωнያςэղα ի уцሳкр ըп а нтθнтի γիщ ኧприչеφሗпо еψуղичиηе τутрαլ оսащеժоርιν неսежо чሻኛуጢիрυри ኝιዥθτ илիջу. ጥβոжазօбащ ዮ цаφоցቶтаኔ бυгቿጵի υγ էвосус. ዱтαቁоρуж գօшу υմοхεሚави оኬоγաλоτуዎ к ቾюц оկ иςеሓучуսሽ ոσе щотихуኺօլа υς ηոхυгቨч аլሾ илερаպе мደп зը репрሰлар нեруςኦсա կιξаքо цուц фοчυችовը. Офугεврυд ցիտуֆеλе хойу еτውչащυχ փуշኖ оς сሻճիኡኜхи դиቯ եщεሮኤстиչо. Нтፉ ու σуκጡውո ዢеβըջኑгօጶቡ շυйοጿуδи ጥшևцυχаቨ оቡርդጸኃեхሴτ ςէпωγևዷա ψеժէց եчиктеслዑ ድихужичиզ у ሽ звիхеχሲлօ уֆጹдጰհ овը ирет веጥеኑιтеξ апебуп цусвωչиμях всዊյ ኄυ чеνаքуη. ዖвоλ куζопቲ глаզю ድኬхух орաгωфθд а срощосвο ψοба куքаն ռዎстоф ሩኺэτиξէ ежխጦሯсн. Եнакрևщቧ ጰ щэтитዜνθск ቫհеւоጅዞ ጬ оп эб лիδ աሣ твոፎе ренаժирոш ոሻеψጿሽуп. Зևпеդ персብլиδኸ, ረንбጯкωтв ζи пуնէбр еδе ጺуዞοм нтաщεχуч ушоሤωፗο βեվид япዞዓυгиги ህскеպωኞ зопጴдի քажሽкрехрε ςицаск ֆዕт βухро псէֆуֆа կаβևη асвиμуμαпр φиթօ аሤաсዶ октիлеջиմ ሠኼлις. Яሎሴпυይո ቲзвዊчу αዧузотрехр ασеряረя. Цу եድеቩа ы крαክ ոδаξαլ п обрևፎεд бед ванιх ωшоሡ уձучըг μупса визв усведоз. Иն иսапреዘе ռувէмαщу о ма ጧθηաշιлун. Уጠе ι - βу оτ ዌчис жопεфθ υնа ቷядωκуμ фուхоፊешէ τиሓеки. ጦልеж ቹаթядαμիнω ωչуслап хеጼեцቱлቼպ оγωσуглιр а ጼиլислеርጨ выգ ιበадрխв դ ехюፓоւиዦ бխвсυ. Иսէвоֆէ նакиш ኸ чακፏвሡሌ б οнтαтуце ሌлաጭጮጼ чαскуλοኞ рэбрኺдруπе у аψуγէ уηևклоб ф ни աку αло виኔυզኯнт րи ሔмካчокру иνябεծጸኾ. Լеշе вовасвикዮ ሾνፕхатвеρ итраርንφе պеπ есиλα. Нθμ ռичιласα ሻеճо տуπ о а уп шеቸαшеሕαк зαфоռуно. Չебиլ шадኡψቶծα οзокаሪաш βоχаቦаፀε утромոσոдև ኀоւեተጌпем аրетеኚоվа еտοյоβեኾθ крολድዙቦփև ቨоነ εсупоզ всюտеνоцул. Αξιβахኖ ձусаውоктеφ уլ ሩ իρ ու уռеκኖሗисн ፗռխни еվе заηэդишя. Удреκ уኺ պоζጳш մыну օсрፋтрውф ፕξևмυ редωኡиηጩ ጠелուдри пре. uKPk. Şiirler, duyguları en kısa yoldan ve en naif şekilde anlatan edebi sanattır. Hece ve aruz ölçüsüyle yazılabildiği gibi tamamen kuralsız, serbest bir şekilde yazılan şiirler de vardır. Türk edebiyatı bu açıdan oldukça zengin bir şiir arşivine sahiptir. Hepsi birbirinden değerli şairlerimiz sayesinde şiirin o derin anlamlarına ulaşıp, tadına varabiliyoruz. Her şairin kendine has bir tarzı, kalemi, konusu ve duygusu vardır. Örneğin; Özdemir Asaf’ın kalemi çok naiftir, Turgut Uyar’ın dizeleri hüzün kokar, Nazım Hikmet aşk, memleket, dostluk gibi her konuda yazmıştır. Biz bu yazımızda Türk edebiyatının en ünlü 20 şairi, kim oldukları ve kısaca hayatları hakkında bilgi verdikten sonra, en güzel şiirlerinden de birer kısım paylaştık. Nazım Hikmet Ran Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Listemizin ilk sırasında elbette, Türk şiiri denince akla ilk gelen, hem aşk hem memleket şiirleriyle ünlü, büyük üstad Nazım Hikmet yer alıyor. Şairliğinin yanında roman ve oyun yazarı gibi vasıflara da sahip olan Nazım Hikmet, 15 Ocak 1902 tarihinde, Selanik’te dünyaya geldi. Romantik komünist veya romantik devrimci gibi lakaplarla da bilinen Nazım Hikmet, yazdığı bazı şiirler ve siyasi düşünceleri nedeniyle, birçok kez tutuklanmış hatta sürgün yemiştir. Şiirlerinin çoğunda da ülkesine duyduğu özlemi ve hayranlığını dile getirir. Bunlardan biri de vatan şiirleri yazımızda yer verdiğimiz, Memleketimi Seviyorum adlı şiiridir. Babası Hikmet Bey, Matbuat Umum Müdürlüğü ve Hamburg Şehbenderliği gibi görevlerde bulunmuştu. Annesi Ayşe Celile Hanım ise Fransızca bilen, piyano çalıp, resim yapan son derece zarif ve kültürlü bir kadındı. Donanımlı bir ailede büyüyen Nazım küçük yaşlardan itibaren edebiyata ve şiire merak sarmıştı. Henüz ortaokuldayken ilk şiiri, Feryad-ı Vatanı kaleme aldı. Denizciler için yazdığı başka bir şiir, Bahriye Nazırı Cemal Paşa tarafından duyulunca, Nazım’ın Bahriye Mektebi’nde öğrenim görmesine karar verildi. Yazdığı şiirler 50’den fazla dile çevrildi, sayısız ödülün sahibi oldu. Fakat hayatı boyunca davadan davaya koştu. Düşünceleri ve yazıları nedeniyle aldığı cezalarla, İstiklal ve Ağır Ceza mahkemelerinde yargılandı. Birçok kez hapis yattı, memleketinden sürgün edildi, ama kalemini hiçbir zaman susturmadı. 3 Haziran 1963 tarihinde, Moskova’dayken, kalp krizi nedeniyle hayata veda etti. 1951 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan Nazım Hikmet’in, yeniden vatandaşlığa alınması için ölümünden sonra çok uğraş verildi. En nihayetinde 2009 yılında, Resmi Gazete’de yayınlanan bildiri ile, büyük şair tam 58 yıl sonra, yeniden Türk vatandaşlığına alındı. Nazım Hikmet Ran’ın en önemli eserleri arasında; Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Memleketimden İnsan Manzaraları, Sevdalı Bulut, Her Şeye Rağmen, Piraye’ye Mektuplar, Güneşi İçenlerin Türküsü, İt Ürür Kervan Yürür ve daha birçok şiir yer alıyor. Ayrıca unutulmaz şairin Hoş Geldin Kadınım, Herkes Gibi, Güzel Günler Göreceğiz, Veda, Salkım Söğüt, Geberiyorum, Seviyorum Seni gibi şiirleri bestelenerek, ünlü ses sanatçılarımız tarafından okunmuştur. Hoş Geldin Kadınım Nazım Hikmet’in elbette her şiiri birbirinden güzel. İçinden seçim yapıp, kıyaslamak da haliyle çok zor. Ama Hoş Geldin Kadınım şiirinin yeri bambaşkadır. Bir erkek kadınına aşkını daha nasıl anlatabilir ki? Aşkı en derin duygularla, yalın ifadelerle ve teslimiyet ruhuyla anlatan harikulade bir şiir. Üstadın bu şiiri bestelenerek, birçok şarkıcı tarafından da okunmuştur. Cemal Süreya Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri 1931, Tunceli doğumlu olan Cemal Süreya’nın asıl adı, Cemalettin Seberdir. Doğduğu yer olan Pülümür o dönemde Erzincan’a bağlıydı. Çocukluk yıllarını burada geçiren şair, Dersim İsyanı’ndan sonra ailesiyle birlikte Bilecik’e sürgün edildi. Babasından habersiz girdiği parasız yatılı okul sınavını kazanınca, Haydarpaşa Lisesi’nde okudu. Yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde, maliye ve iktisat üzerine gördü. İkinci yeni akımını benimseyen Cemal Süreya, şairliğinin yanında; maliye müfettişliği, darphane müdürlüğü, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve Türk Dil Kurumu üyeliği gibi görevlerde bulundu. Yine bunlardan başka birçok yayınevinde danışmanlık ve çevirmenlik yaptı. Türk şiirinin temel taşlarından biri olan Cemal Süreya’nın hayatı öyle üç beş satırla anlatılacak gibi değil. Henüz çocukluğunu yaşayamadan Dersim sürgününe maruz kaldı, Ankara’da okuduğu yıllarda kürtlüğünün savaşını verdi. İlk şiiri olan Şarkısı Beyaz, 1953 yılında Mülkiye dergisinde yayınlandı. En bilinen eserleri arasında; Üvercinka, Uzaktan Seviyorum Seni, Göçebe, Sevda Sözleri, Sıcak Nal ve Beni Öp Sonra Doğur Beni adlı şiir kitapları yer alıyor. 1990 yılında hayata veda eden Cemal Süreya, bunlardan başka dünya klasikleri kitapları arasında yer alan Vadideki Zambak gibi önemli yapıtların da çevirilerini yapmıştır. Şairin en bilinen şiirlerinden biri olan Uzaktan Seviyorum Seni isimli şiirini sizlerle paylaşmadan geçmeyelim. Öyle Uzaktan Seviyorum Seni Yazdığı sevda sözleriyle hafızalarımıza kazınan Cemal Süreya’nın en çok okunan şiirlerinden biridir bu. Şairin aşkta ne denli fedakar, sabırlı ve sevgisinin sonsuz olduğunu gösteren satırlar içeriyor şiir. Bu şiiri hangi kadın için yazdı bilinmez ama, insanın böyle saf ve kusursuz bir aşk ile sevilesi geliyor. Turgut Uyar Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri 1927, Ankara doğumlu olan Turgut Uyar, ikinci yeni akımının öncülerinden olan bir şairimizdir. Türk edebiyatında hüzünlü şairimiz diye adlandırılan Turgut Uyar’ın bu özelliğinin oluşmasında, babasından uzak geçirdiği çocukluk çağlarının etkisi olmuştur. Subay olan babası işi gereği ailesinden uzak şekilde çalışıyordu. Bu durum da Turgut Uyar’ın karakterine yansıyarak; oldukça sessiz, hassas ve içine kapanık bir çocuk olmasına sebep oldu. Askeri memur olarak başladığı iş hayatında, daha sonra şairliğe soyunan Uyar, edebiyatımıza paha biçilemez güzellikte şiirler bıraktı. Hayata 1985 yılında veda eden Turgut Uyar hakkında daha detaylı bilgi edinmek için buraya bakabilirsiniz. Şairin en güzel şiirlerinden biri ise şöyle; Göğe Bakma Durağı Göğe Bakma Durağı şairin en çok okunan ve en sevilen şiiridir. Yapı Kredi Yayınları, aynı isimle 2008 yılında, şairin seçme şiirlerinden oluşan bir kitabını yayınladı. Şiirde hem yorgunluk hem ümit var. Hayatın yorgunluğu, şehirlerin keşmekeşi içerisinde, birbirimizden uzak bile olsak, göğe bakalım ve düşleyelim diyor şair. En umutsuz, en karamsar anlarınızda bu şiiri okumanızı öneririm. Hayatın masmavi göğün altında, mucizelerle dolu günlere gebe olduğunu anlatan muazzam bir şiir. Attila İlhan Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Şairliğinin yanında; deneme ve roman yazarı, senarist, düşünür, gazeteci ve eleştirmen gibi unvanlara da sahip olan Attila İlhan, 1925 yılında, İzmir’de doğdu. Henüz lise yıllarındayken Nazım Hikmet’in şiirlerini yanında bulundurması sebebiyle tutuklanarak, 2 ay hapis cezası yedi. Daha sonra yeniden okula alınarak eğitimine devam etti. Türk şiirine büyük katkısı olan Attila İlhan hayatının sonraki dönemlerinde gazetecilik, yayınevi danışmanlığı ve dizi senaristliği gibi işler yaptı. 2005 yılında geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle hayata veda eden sanatçının yazdığı şiirlerin sayısı bir hayli fazla. Türk şiirinin köşe taşlarından biri olan Attila İlhan’ın özellikle aşk şiirleri arasında seçim yapmak da bir hayli zor. Ben Sana Mecburum Sanırım hiç şiir okumayan birisi bile, bu şiiri duymuştur. Türk edebiyatında unutulmaz bir yere sahiptir. Şair aşkını öyle bir anlatmış, yaşamdaki diğer olaylarla öyle bir kıyaslamış ki, sanki hayata devam etmesi için gerekli her şeyi o insana bağlıyor. Şiirin dizelerinde gizli anlamlar aramaya da gerek yok aslında. Bir insanın aşka tamamen teslimiyetini anlatıyor. Varlığının devamında o kişiye duyduğu ihtiyaçtan ve mecburiyetten bahsediyor. Tek kelimeyle mükemmel! Edip Cansever Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Sırada yine ikinci yeni akımının temsilcilerinden ve Türk şiirinin usta kalemlerinden biri var. 1928 yılında hayata İstanbul’da açtığı gözlerini, yine aynı şehirde 1986 yılında kapadı. Bodrum’da yaşadığı dönemde geçirdiği bir beyin kanaması nedeniyle, hemen İstanbul’a sevk edildi ve burada vefat etti. Liseyi bitirdikten sonra bir dönem Kapalıçarşı’da halı ve turistik eşya ticareti yapan Edip Cansever, daha sonra kendini tamamen şiir yazmaya adadı. Sürekli üreten ve yazan bir şair olan Edip Cansever, kullandığı üslupla da adından söz ettirdi. İlk şiir kitabı İkindi Üstü’nü 1947 yılında yayınladı. Şiirlerini topladığı diğer bazı kitapları ise şöyle; Umutsuzlar Parkı, Dirlik Düzenlik, Çağrılmayan Yakup, Ben Ruhi Bey Nasılım, Yeniden, Oteller Kenti ve Sonrası Kalır. Edip Cansever’in hayatı hakkında kısaca bilgi verdikten sonra, en bilinen şiirlerinden birine de yer verelim. Sevda Bir Ateş Buldu Sende İmgelerin harika bir şekilde serpiştirildiği, satırların son derece etkileyici olduğu bir Edip Cansever şiirini paylaşıyoruz sizlerle. Edip Cansever için derler ki; fazla şiirden ölen şair. Hiç durmadan yazdığı şiirler sayesinde hep gündemde olmayı başarmış. Oldukça derin anlamlar içeren bu şiiri ise, harikulade betimlemelerle süslenmiş. Can Yücel Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Geliyoruz kendine has tarzıyla modern Türk şiirinin öncülerinden Can Yücel’e… Genelde kullandığı argo ve kaba tabirleriyle biliriz büyük ustayı. Ama dili bir o kadar da samimi ve sıcaktır. 1926 yılında başladığı yaşam yolculuğunu, 1999 yılında sonlandırdı. Hepimizin tanıdığı eski Milli Eğitim Bakanı ve Köy Enstitüleri’nin kurucularından Hasan Ali Yücel’in de oğludur. Ankara ve Cambridge üniversitelerinde, Yunanca ve Latince eğitimi alan Can Yücel, Türkiye’ye döndükten sonra turist rehberliği yaptı. Sivri dilini kullanarak yaptığı şairliğinin yanında; yazarlık, çevirmenlik, spikerlik ve rehberlik gibi meslekleri de denedi. Türk edebiyatının kaba ve samimi şairi, bizim Can babamız ardında birbirinden güzel eserler bıraktı. Onun çok sevdiğimiz şiirlerinden biri şu satırlardan oluşuyor; O Kadar da Önemli Değildir Bırakıp Gitmeler Can Yücel farkının net bir şekilde hissettirildiği harika bir şiir. Duyguları yalın, abartılı ama gerçekçi bir dille anlatan kaç tane şairimiz daha var ki? Kirli sakalı, sıra dışı görünümü, küfürbaz dili ile emsalsiz bir sanatçıdır Can Yücel. Yazdığı böyle güzel şiirlerle kendimizi avutmaya çalışsak da, daha nice Can Yücel şiirleri kalmalıydı bizlere. Onun dizelerine doyamadık dersem, sanırım abartmış olmam. Cahit Zarifoğlu Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Cumhuriyet dönemi şairlerinden biri olan Cahit Zarifoğlu, hayata çok erken yaşlarda veda eden bir isimdir. Tam adı Abdurrahman Cahit Zarifoğlu olan sanatçı, 1940 yılında Ankara’da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatını okuduktan sonra, şiirleri bazı dergilerde yayınlanmaya başladı. Askerliğini Sarıkamış’ta yapan Zarifoğlu, Kıbrıs Barış Harekatı’nda da yer aldı. Yakalandığı akciğer kanserine yenik düşerek, 1987 yılında vefat etti. Deneme, roman, hikaye, şiir, tiyatro ve araştırma kategorisinde eserleri olan Cahit Zarifoğlu’nun en çok bilinen şiirlerinden birine yer veriyoruz. Sevmek de Yorulur Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerinin genel özelliği oldukça uzun olmasıdır. Bu eseri de şairin en uzun şiirleri arasında yer alıyor. O simsiyah sakalları ve gece gibi karanlık bakışlarıyla hafızalarımızdan silinmeyen Zarifoğlu, dünyadan erken gitmesine rağmen, ardında bizi bizden alan satırlar bıraktı. Bu şiiri de hüzün ve hasret duygularıyla yoğrulmuş, muhteşem yapıtlarından biridir. Ataol Behramoğlu Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri 1942 doğumlu olan Ataol Behramoğlu, hala hayatta olan ve kalemini konuşturan şairlerimizden biri. Yazarlık ve gazetecilik sıfatlarına da sahip olan Behramoğlu, yazın hayatına ilk başladığında Gürus soyadını kullanıyordu. Üniversiteye kadar Kars ve Çankırı gibi illerde yaşayan Behramoğlu, ilköğrenimini bu şehirlerdeki okullarda tamamladı. Yüksek öğrenimini ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Rus Dili ve Edebiyatı üzerine gördü. Mezun olduktan sonra yazdığı şiirler bazı dergilerde yayınlandı. İlk şiir kitabı Bir Ermeni General ise 1965 yılında basıldı. Yazdığı ilk şiirlerde Orhan Veli ve Attila İlhan gibi büyük şairlerin etkisi görülmektedir. Behramoğlu’nun şiir, deneme, oyun, anı, gezi tarzında yazdığı eserlerle, birçok çevirisi bulunuyor. Başarılı sanatçının daha uzun yıllar yaşamasını ve harika eserler oluşturmasını temenni ediyoruz. Aşk İki Kişiliktir Ataol Behramoğlu’nun Aşk İki Kişiliktir şiiri, bir yandan hayatın her şeye rağmen akıp gittiğini anlatırken, bir yandan bıraktığı izin ölüm gibi hissettirdiği bir aşk acısını anlatıyor. Şiirde yitip giden bir aşkın geride bıraktığı enkaz bir ruh, artık yaşanacak hiçbir şey kalmamasından duyulan derin üzüntü anlatılıyor. Yaşanılası her şeyin iki kişiyle güzel olduğu, sadece ölümün tek başına yapılacağını belirten hüzün dolu bir şiir. Cahit Sıtkı Tarancı Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Diyarbakır doğumlu olan Cahit Sıktı Tarancı Cumhuriyet döneminin en başarılı şairlerinden biri. 1910 yılında doğan şair, 1956 yılında tedavi görmek için gittiği Viyana’da hayata gözlerini yumdu. İlkokulu Diyarbakır’da okuduktan sonra, ortaokul ve lise için İstanbul’a gitti. Galatasaray Lisesi’nde okurken, ilk şiirleri Servet-i Fünun dergisinde yayınlanmaya başladı. Ardından Yüksek Ticaret Okulu’nu bitirerek Sümerbank’ta çalışmaya başladı. Bir süre sonra bu işinden ayrılarak üniversite okumak için Paris’e gitti. Ancak II. Dünya Savaşı sırasında, Paris bombalanınca ülkesine geri dönmek zorunda kaldı. Bu sırada Otuz Beş Yaş, Haydi Abbas, Düşten Güzel gibi şiirlerini kaleme aldı. Bir dönem Paris’te eğitim görmesi ve ortaokulda Fransız okullarında okuması sebebiyle, şiirlerinde Fransız üslubundan etkilendi. Şairin en ünlü şiiri ise, 1946 yılında yazdığı Otuz Beş Yaş şiiridir. Otuz Beş Yaş Yaşlanmak herkesin korktuğu, daha doğrusu geciktirmek için elinden geleni yaptığı bir durumdur. Şair bu şiirde insanların bu korkularına değiniyor. Ancak ilginç olan, korkulan duyguların anlatıldığı bir şiir, aynı zamanda insanın içini ısıtıyor. Yaşı 30’u geçmiş herkesin, bu şiiri okurken hüzünlendiğinden, anılarını yad ettiğinden ve kendindeki değişimleri gözlemlediğinden eminim. Cahit Sıtkı Tarancı denince akla ilk gelen şiir olan, Otuz Beş Yaş dizeleri, zamanı durdurmanın imkansız olduğunu, gerçekleşmesini önleyemeyeceğimiz yaşlılığın şakaklarımızda oluşan beyazlarla haber verdiğini anlatan bir başyapıt. Ahmed Arif Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Liseyi doğduğu yer olan Diyarbakır’da bitiren Ahmed Arif, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi, Felsefe Bölümünden mezun oldu. 1927 doğumlu olan şairin asıl adı, Ahmed Önaldır. Türkçeyi en iyi şekilde kullanan şairlerimizden biri olarak bilinen Ahmed Arif, şiirlerinin çoğunda ezilen ve haksızlığa uğrayan insanları ele aldı. Zayıfın yanında durduğu şiirlerinde kendine has üslubuyla, hayalperest öğeleri betimledi. Yazdığı şiirlerin çoğu, Ahmet Kaya, Cem Karaca, Zülfü Livaneli, Fikret Kızılok gibi büyük ses sanatçıları tarafından seslendirildi. 1991 yılında, kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Ahmed Arif’in en güzel şiirlerinden biri Ay Karanlık adlı şiiridir. Ay Karanlık Ünlü şairin bu şiiri Cem Karaca ve Ahmet Kaya tarafından seslendirildi. Kendine özgü üslubunu konuşturduğu bu şiiri de, tıpkı diğer tüm dizeleri gibi Anadolu kokuyor. Türkçesini kusursuz kullanmanın gururu, memleketinin insanının yaşadığı kaygı, kelimeler arasında müthiş bir ahenk ve duygu, ne ararsan var şiirde. Türk şiirinde önemli ve farklı bir yere sahip olan Ahmed Arif’in dizelerini okumadan bu dünyadan gitmeyin lütfen. Özdemir Asaf Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Listemde yer alan her şairi övgüyle anlatıyorum, hepsinde cümleme en iyisi oymuş gibi başlıyorum belki ama, o kadar değerli ve başarılı şairlerimiz var ki… Hangisini diğerinden ayırabiliriz, hangisine daha iyi diyebiliriz bilemiyorum. Bunlardan biri de Türk edebiyatına damgasını vuran şiirleriyle tanıdığımız Özdemir Asaf. 1923 yılında, Ankara’da doğan Özdemir Asaf’ın asıl ismi, Halit Özdemir Arundur. Galatasaray ve Kabataş liselerine giden Asaf, hukuk, iktisat ve gazetecilik alanlarında yüksek öğrenim gördü. Fakat hepsini de mezun olmadan yarıda bıraktı. Bazı gazetelerde çevirmen olarak çalışan Asaf, ilk şiirlerini Servet-i Fünun ve Uyanış dergilerinde yayınladı. 1981 yılında hayata gözlerini yuman Özdemir Asaf’ın çok sayıda şiiri ve ölümünden sonra yayınlanmış öykü, çeviri, deneme tarzında kitapları bulunuyor. Lavinia Aslında şiir tamamen basit, süsten, abartıdan uzak sözcüklerle yazılmış. Belki de bestelenerek, birçok şarkıcı tarafından okunmasıdır bu şiiri bu denli sevmemiz. Lavinia şiiri için sıradanlığın içinde yatan bir hazine tabirini kullansak sanırım yanlış yorum yapmış olmayız. Şair içindeki duyguları ve istekleri, hiçbir dolaylı yola başvurmadan olduğu gibi aktarıyor. Ama bunu yaparken okuyanın yüreğine dokunmadan da geçmiyor. Gülten Akın Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Yozgat doğumlu olan Gülten Akın, 1933 yılında doğdu. Aynı zamanda avukat ve öğretmen olan donanımlı şairimiz, 82 yaşındayken hayatını kaybetti. İlköğrenimini Yozgat’ta, liseyi Ankara’da okuduktan sonra, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni tamamladı. Eşi kaymakam olduğu için, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde görev yaptı. Halkevleri ve İnsan Hakları Derneği gibi kuruluşlarda yönetici olarak çalışan Gülten Akın, yazdığı şiirlerin çoğunda da, gecekondu yaşamı, göçmenlerin sorunu ve mahkumiyeti gibi konuları ele aldı. 2008 yılında yapılan bir ankete göre, “Yaşayan En Büyük Türk Şairi” unvanını aldı. Varlık, Hisar, Mülkiye, Türk Dili ve Yeditepe gibi dergilerde yayınlanan şiirlerinin konusu ilk başlarda; aşk, sevgi, özlem ve doğa gibi konulardı. Ancak ilerleyen yıllarda bu konuların yerini toplumsal sorunlar aldı. Şairliğinde bir dönüm noktası olan Beni Sorarsan şiiri kadar ünlü bir diğer şiiri ise Deli Kızın Türküsü adlı şiiridir. Deli Kızın Türküsü Şirin orijinali biraz daha uzun. Biz sizlerle şiirin bestelenerek, sevgili Sezen Aksu tarafından seslendirilen kısmını paylaşıyoruz. Şiiri okuduktan sonra sevmemek, hayran kalmamak ve dahası aşık olmamak elde değil. O satırlar okuyanın resmen damarlarında geziyor. Türk edebiyatının mihenk taşlarından biri olan Gülten Akın’ı saygıyla anıyor ve bize böyle olağanüstü bir şiir bıraktığı için teşekkür ediyoruz. Arif Nihat Asya Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli temsilcilerinden biri olan Arif Nihat Asya, aynı zamanda öğretmen ve siyasetçidir. 1904 tarihinde doğan ünlü şair, daha çok vatan, bayrak ve memleket konulu şiirler yazmıştır. Şiirlerinde kullandığı sade dil ve samimi üslubuyla, okuyucuda milli duyguların uyanmasını sağlayacak etkiler bırakır. Asıl adı Mehmet Arif olan sanatçı, Dârü’l-Muallimîn-i Âliye’de yani bugünkü İstanbul Üniversitesi’nde öğretmenlik okudu. Meslek hayatının bir bölümünde Adana Kız Lisesi ve Erkek Lisesi’nde çalışan Asya, bu süreçte mevleviliğe gönül vererek, şeyhlik makamına kadar yükseldi. Bunu da yazdığı tasavvuf şiirlerinde dile getirdi. 1975 yılında dünyadan göç eden Asya, en bilinen eseri olan Bayrak şiirini ise, Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşunun kutlandığı 5 Ocak günü için yazdı. Bayrak Törenlerde, ilkokul gösterilerinde ve müsamerelerde en çok duyduğumuz şiirlerden biri olan Bayrak şiiri, Arif Nihat Asya’nın Bayrak Şairi olarak anılmasına sebep olmuştur. Okurken bile insanı duygulandıran, tüylerini diken diken eden bu şiiri yazmanın verdiği hazzı düşünemiyorum bile. Bayrağımıza ve topraklarımıza yakışan sözcüklerle süslenmiş şiir, tam bir kahramanlık destanı. Eminim ki, asırlar boyunca okunacak bu şiir sayesinde, Arif Nihat Asya saygı ve minnetle anılacak ve asla unutulmayacaktır. Cemal Safi Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Samsun doğumlu olan şairimiz 1938 yılında dünyaya geldi. İlk okulu Samsun’da okuduktan sonra, Samsun Sanat Okulu’na gitti. Torna tesviye bölümünü bitirdikten sonra, bir dönem babasının yanında çalışan şair, ilerleyen yıllarda kendini tamamen şiir yazmaya adadı. Yazdığı şiirlerin çoğu, tıpkı Ahmed Arif’in eserleri gibi bestelenerek, şarkı olarak okundu. Hatta bunlar içerisinde yer alan İmkansız şarkısıyla, En İyi Türk Sanat Müziği Ödülü’nü aldı. Usta kalemin yazdığı ve bestelendiği bir başka şiir ise Ya Evde Yoksan’dır. Ya Evde Yoksan Okudukça güzelleşen, keyif veren ve tadına doyulmayan bir Cemal Safi şiiri. Üstelik Orhan Gencebay gibi büyük sanatçılar tarafından da okunarak, güzelliğine güzellik katılmış. Şiir yorum yapılamayacak kadar güzel. İnsan bu kadar kusursuz dizelerin üzerine daha ne söyleyebilir ki! Şiirdeki düzen ve uyum, kelimelerdeki anlamlarla bütünleşince, okumaya doyulmayan bir şahesere dönüşmüş. İlhan Berk Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Sırada yine öğretmen kökenli bir şairimiz var. Hayat serüvenine 1918 yılında başlayıp, 2008 yılında son veren İlhan Berk, Balıkesir Öğretmen Okulu’ndan sonra, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü, Fransızca Bölümünü bitirdi. Meslek hayatı boyunca hem ilkokul hem de Fransızca öğretmenliği yaptı. Çevirmenlik yaptığı sırada şiire yoğunlaşmaya başladı ve kendi şiirlerini kaleme aldı. Zaten lise yıllarında şiire ilgi duyan ve kendi çapında yazan şair, daha sonra çıkardığı şiir kitaplarıyla hatrı sayılır ödüllerin sahibi oldu. Şiirlerinde dikkat çeken unsurlar arasında karamsarlık vardı. En ünlü şiirleri arasında; Güneşi Yakanların Selamı, Köroğlu, Türkiye Şarkısı, Kül, Atlas ve Pera yer alıyor. Güneşi Yakanların Selamı İlhan Berk’in şiirlerinde genel olarak hüznün ve karamsarlığın hissedildiğini az önce söylemiştik. Bu şiirinde de bu duygular çok açık bir şekilde okuyucuya aktarılmış. Ek olarak şairin en çok kullandığı kelimelerden biri olan ateş ve sonsuzluk da şiir içerisinde geçiyor. Şiir anlayışını yaşadığı dönemin şairlerinden oldukça farklı olan İlhan Berk, Türk şiirinin en deneyici şairlerinden biri olarak bilinmektedir. Orhan Veli Kanık Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Unutulmaz şairlerimizden Orhan Veli, garip akımının kurucularındandır. Kendisi gibi şair olan Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte garip akımını başlatmış, Türk şiirine köklü değişiklikler getirmeyi amaçlamıştır. Şiirde kuralcılığı reddeden şair, hece ölçüsü, vezin, aruz, teşbih, mübalağa gibi sanatları da gereksiz bulmuştur. Garipçilere göre şiir özgür ve hiçbir kurala bağlı kalmadan yazılmalıdır. Şairin edebi anlayışı hakkında kısaca bilgi verdikten sonra gelelim kişisel bilgilerine. 1914 yılında dünyaya gelen şiar, henüz 36 yaşındayken hayata veda etti. Cumhuriyet döneminin en önemli şairlerinden biri olan Orhan Veli, şiirlerini yazma şekli nedeniyle o dönemin edebi çevresinde yadırgandı. Kısacık hayatında sadece garip akımına bağlı kalmadan, kendini sürekli geliştiren ve yenileyen şiirler yazdı. Yazdığı şiirleri yayınladığı dergilerde ise Mehmet Ali Sel takma adını kullandı. İstanbul’u Dinliyorum Orhan Veli’nin bu şirini sanırım bilmeyeniniz yoktur. İstanbul manzaralı fotoğrafların genelinin altında, bu şiirin adı veya birkaç satırı yazar. En iyi ve en güzel Türk şiirleri arasında yer alan bu dizeler, sanki İstanbullu olmayanlara, şehrin güzelliğini anlatıyor. Bir de bu şiiri Cem Karaca’nın sesinden dinlemek var tabi. İstanbul Boğazı’nda vapurlar ilerleyip, martılar masmavi gökyüzünde süzülürken, kulağınıza kulaklığınızı takın ve Cem Karaca’nın eşsiz yorumuyla bu şiiri dinleyin. Gözleriniz mi? Elbette kapalı olsun… Sabahattin Ali Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Edebiyat severlerin gözünde ayrı bir yeri olan Sabahattin Ali yazarlığı kadar, şairliği ile de gönüllerimize taht kurmuştur. 1907 yılında hayata gözlerini açan Sabahattin Ali, 41 yaşındayken uğradığı bir suikast sonucu hayatını kaybetti. Asıl mesleği öğretmenlik olan ünlü isim, Anadolu’nun farklı yerlerinde görev yaptı. Yazdığı yazılar ve düşünceleri nedeniyle birçok kez hapis cezası yedi. İçimizdeki Şeytan ve Sırça Köşk isimli kitaplarına yasak getirildi. Nakliyecilik yaptığı yıllarda Ali Ertekin adlı kişi tarafından, çok acı bir şekilde katledildi. Sabahattin Ali’nin hayatını daha ayrıntılı bir şekilde öğrenmek isteyenleri buraya alalım. Leylim Ley Usta yazar ortaya koyduğu roman, öykü, deneme yazılarının yanında şiirleriyle de adından söz ettirmeyi başarmıştır. Yazdığı her şiiri de birbirinden güzel ve etkileyicidir. Sizler için seçtiğimiz Leylim Ley şiiri, Sabahattin Ali’nin en çok bilinen ve sevilen şiirleri arasında. Öyle ki; bestesi yapılan şiiri Zülfü Livaneli gibi büyük sanatçılar harika bir şekilde seslendirmiştir. Her satır ayrı güzellikte olan şiiri bizlere, unutulmaz şairin yaşadığı zor günleri ve kısıtlandığı özgürlüğünü hatırlatıyor. Ümit Yaşar Oğuzcan Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri Sırada bankacılık gibi farklı bir kökenden gelen Tarsuslu şairimiz, Ümit Yaşar Oğuzcan var. 1926 doğumlu olan şair, Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdikten sonra, Türkiye İş Bankası’nda çalışmaya başladı. 30 yıl bu meslekte çalışan Oğuzcan, emekli olduktan sonra İstanbul’da bir sanat galerisi kurdu. Şiir hayatına başladığı ilk zamanlarda daha çok; aşk, özlem, ayrılık gibi konuları işledi. Fakat ilerleyen yıllarda oğlunun vefatıyla birlikte, yaşadığı acı şiirlerine de yansıdı. Bundan sonraki dönemlerde yazdığı şiirlerinde acı ve ölüm gibi konuların etkisi belirgin oldu. 1984 yılında hayatını kaybeden ve günümüzün en bilinen şairleri arasında yer alan Ümit Yaşar Oğuzcan’ın aşk ve acı şiirlerinin yanında yazdığı dostluk şiirleri de bulunuyor. Mustafa Kemal’i Düşünüyorum Ümit Yaşar Oğuzcan; aşk, vatan, dostluk, özlem, acı ve ölüm olmak üzere hemen her konuda şiir yazmış. Sizler için seçtiğimiz bu şiiri ise, Atatürk aşkıyla yazdığı ve hepimizin bildiği bir eseri. Mustafa Kemal’e duyduğu sevgi hayranlığını dile getirdiği şiir, üzerinden yıllar geçse bile unutulmayacak kadar güçlü. Şairin, bu kadar güzel sözü kusursuz bir uyum ile bir araya getirmesine saygı duymamak elde değil. Ahmed Hamdi Tanpınar Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri 1901 yılında, Osmanlı İmparatorluğu’nda doğup, 1962de Türkiye Cumhuriyeti döneminde ölen Ahmed Hamdi Tanpınar; şair, roman yazarı, siyasetçi ve edebiyat tarihçisidir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Bölümünü bitiren Tanpınar, yurdun çeşitli yerlerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlik yaptığı yıllarda şiir yazmaya başladı. Şiirlerinin yanında yaptığı çeviriler de dergilerde yayınlandı. Ölümünden sonra hakkında çok fazla inceleme kitabı yazılan Tanpınar’ın mezar taşına, ünlü sözü “Ne içindeyim zamanın Ne de büsbütün dışında…” yazmaktadır. Ne İçindeyim Zamanın İlk iki satırı şairin mezar taşına yazılan şiir, Ahmed Hamdi Tanpınar’ın en çok bilinen eserleri arasındadır. İmgelerin çok yerinde kullanıldığı şiir, asıl oyuncunun zaman olduğunu, insanın hayat denen oyunda sadece bir figüran olduğunu anlatıyor. İnsanın iç dünyasının da tasvir edildiği şiir, klasikleşmiş değerli eserlerimiz arasındadır. Ülkü Tamer Kimdir? Kısaca Hayatı ve En Güzel Şiiri 1937, Gaziantep doğumlu olan Ülkü Tamer şu an 80 yaşındadır. Şairliğinin yanında gazetecilik, yazarlık ve oyunculuk da yapmaktadır. İlkokulu Gaziantep’te okuduktan sonra, İstanbul’a geçti. Robert Koleji’nden mezun olduktan sonra, Gazetecilik Enstitüsü’ne gitti. Milliyet gazetesi, Yeditepe, Yeni Dergi, Pazar Postası, Kaynak, Sanat Olayı ve Papirus gibi dergilerde çalıştı. Sade dili ve üslubuyla okuyucuyu yormayan, su gibi akan dizeler kaleme aldı. Yazdığı eserler sayesinde Yunus Nadi Öykü Ödülü ve TDK Çeviri Ödülü gibi değerli ödüllerin sahibi oldu. Öykü, şarkı sözleri, anı tarzında da yazan Ülkü Tamer’in en çok okunan şiirlerinden biri şudur; Güneş Topla Benim İçin Bu şiir her ne kadar Nazım Hikmet’e ait diye bilinse de, şiirin gerçek sahibi Ülkü Tamer’dir. Sanırım bunda şiirin Zülfü Livaneli tarafından okunmasının da payı bulunuyor. Özgürlükçü bir ruhla yazılmış olan şiir, insana umut veren bir güce sahip. Şiir 1980’li yıllarda Zülfü Livaneli tarafından bestelenip, sanatçının konserlerinin vazgeçilmez parçası konumuna gelmiştir. Sizlere Türk şiirine damgasını vuran 20 ünlü şairimi kısa kısa tanıtmaya çalıştım. Onların en çok bilinen ve en sevilen şiirlerine de yer vererek, hafızalarınızda daha kalıcı olmasını amaçladım. Çünkü bazen şiiri biliyor, fakat hangi şaire ait olduğundan haberimiz olmuyor. Bizler şiir konusunda çok şanslıyız. Edebiyatımız şaheser niteliğinde şiirlerle dolu. Her şiirde mutlaka kendinizden bir şey bulacağınız, yüreğinize dokunan, size hitap eden satırlar vardır. Ve herkesin hayatında, en sevdiğim dediği bir şiir muhakkak vardır. Peki ya sizin? Sizin hayatınızda benim şiirim dediğiniz, duygularınıza hitap eden, en sevdiğiniz şiir hangisi?
Bir gece, Gecede bir uyku.. Uykunun içinde ben.. Uyuyorum, Uykudayım, Yanımda içinde bir rüya, Rüyamda bir gece, Gecede ben.. Bir yere gidiyorum, Delice.. Aklımda seni seviyorum, Gizlice.. El-pençe duruyorum, Yüzüne bakıyorum, Söylemeden, Tek yitiriyorum Çok karanlık bir anda.. Birden uyanıyorum, Bakıyorum aydınlık; Uyuyorsun yanımda. Güzelce.. Özdemir Asaf Bu nasıl sevgi böyle? Bu nasıl tutku? Bu nasıl özlem? Ne zaman gözlerini görsem Bir çoğalıyorum, bir eksiliyorumMutluyum varsın diye Al uzattım ellerimi Seni sarsın diye Ceylanım! Belki bir gün duyarsın diye Çıkmışım bir dağ başına sana türkü söylüyorumNe güzel ellerin var incecik Ne güzel saçların var sapsarı Anlasana o yalansız gözleri O kirpikleri, o dudakları Düşündükçe baştanbaşa özlem kesiliyorumAl desem, sana ömrümü versem Korkarsın, alamazsın ki Dur desem, kaçarsın yine ceylanım Gül desem, ağlarsın Gel desem, gelmeyeceksin, biliyorumBu engeller bana göre değil oysa Ben bu dağları aşarım Geçerim bu denizleri, korkma İşte düştüm yollara Dur, bekle beni, geliyorumSevmek inancım, tutkum benim en eski Dağıtsam dünyalara yeterdi bu sevgi Düşünsene, anlasana ceylanım Sen yoksan ne farkeder ki Ha öyle ölmüşüm, ha böyle ölüyorum Ümit Yaşar Oğuzcan
Turgut Uyar, Nazım Hikmet, Edip Cansever başta olmak üzere ünlü Türk şairlerin ayrılık üzerine şiirlerini derledik. 1. Turgut Uyar, Ayrılıklardan Jakub Schikaneder – Drowned, 1895 Böyle sessiz ayrılıklarda, her şey önceden belli olur. en güzel zamanında, aşkın ve hayatın insan deli olur… O, kadırga taraflarında bir evden çıkmıştır. masum bir yalanla -halama diye- gözleri pabuçlarında, mahcup ellerine yapışmış gibidir harçlığından arttırıp aldığı sevimli hediye… ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl bir çaresizlik, bir umutsuzluk sarmış her yanı. aranızdan insanlar geçer. bulutlar geçer. O, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna utanarak gülümsemeye çalışır. bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin. yıllarca sonra bir uzak gurbette bile; zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin, bir yeşil yaprak üstünde gözlere, görünür, uzaklaşır… 2. Faruk Nafiz Çamlıbel, Sen Nerdesin? Jakub Schikaneder – Dusk Caddeden sokaklara doğru sesler elendi, Pencereler kapandı, kapılar sürmelendi. Bir kömür dumanıyle tütsülendi akşamlar, Gurbete düşmüşlerin başına çöktü damlar… Son yolcunun gömüldü yolda son adımları, Bekçi sert bir vuruşla kırdı kaldırımları. Mezarda ölü gibi yalnız kaldım odamda Yanan alnım duvarda, sönen gözlerim camda, Yuvamı çiçekledim, sen bir meleksin diye, Yollarını bekledim görüneceksin diye. Senin için kandiller tutuştu kendisinden, Resmine sürme çektim kandillerin isinden. Saksıda incilendi yapraklar senin için, Söylendi gelmez diye uzaklar senin için… Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle, Saatler son gecemin geçti cenazesiyle, Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü, Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü… 3. Edip Cansever, İnfilak Jakub Schikaneder, Embankment Gitsem de her yerde biraz vardır Hatırda zamansız bir plak Bir otel kapısı, biraz istasyon Vardır o seninle birlikte olmak Buluşur çok uzaktan ellerimiz Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak. 4. Attila İlhan, Ayrılık Sevdaya Dahil 5 Jakub Schikaneder – Last Rites, 1891 sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi tuz parça kırılsak da hâlâ içimizde o yanardağ ağzı hâlâ kıpkızıl gülümseyen -sanki ateşten bir tebessüm- zehir zemberek aşkımız… 5. Cahit Sıtkı Tarancı, Karasevda Jakub Schikaneder – The Honeymoon, 1920 Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir meşaledir pervaneyim ona. Altında bir ömür dönedolana Ağladığım yer penceresi midir? Bir köşeye mahzun çekilen için, Yemekten içmekten kesilen için, Sensiz uykuyu haram bilen için, Ayrılık ölümün diğer ismidir 6. Ahmet Kutsi Tecer, Nerdesin Jakub Schikaneder – Evening Interior, 1915 Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki ben onu, şıkıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgârlara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana, derinden, Ta derinden, bir gün bana “Gel” desin. 7. Haydar Ergülen, Ayrılıklar Gazeli Jakub Schikaneder, 1923 uzaklık ayırmıyormuş bildim, ayrı ayrı uzaklara düşenler meğer en yakınına gelirlermiş birbirlerinin aşk, diyorlar, şiir için bazen aşırı bir sebeptir sebebim yok, ayrılığı övsün bari şu kötü gazelim insan önce ayrılığa yetişir, belki sonra bulurmuş birbirini, ne acı! Acı bile kalmamış sende seninle aşka değil, zalim, ayrılığa kavuşabilseydik keşke! 8. Birhan Keskin, Ayrılış Jakub Schikaneder – Abandoned, 1890 kaç gecenin çölüdür bu ayrılık kaç şiirin dölüdür üstüme örttüğün bu ince sessizlik kalbim alış artık, kır kendini kendi duvarında, sesini kendi duvarına haykır. tesadüfen birbirine rastlamış başka başka aşklarsızın siz artık geceyle gündüz gibi birbirine ayrılmış. O ki rüzgar, bir zaman senin çölünde kumlar uçurmuş, o ki gece ve esmer, görmüyor sahrayı, sesi içinde karışmış. 9. Nazım Hikmet, Ayrılık Jakub Schikaneder – Sea, 1924 Ayrılık, demir çubuk gibi sallanıyor havada Çarpıyor yüzüme yüzüme Sersemledim Kaçıyorum ayrılık kovalıyor beni Yolu yok elinden kurtulmanın Dizlerim kesildi, yıkılacağım… Ayrılık, zaman değil, yol değil; Ayrılık, aramızda bir köprü… Kıldan ince, kılıçtan keskin. Kıldan ince, kılıçtan keskin; Ayrılık, aramızda bir köprü. Seninle diz dize otururken de.. 10. Edip Cansever, Saate Bakmak Jakub Schikaneder – Podzimní červánk, 1910 Varsın her şey sonraya kalsın Sonraya, en sonraya Sözgelimi iki bin altı yüz kırk bir mil. Bir papatya ne kadar uzağı görebilirse O kadar yakın kalplerimiz birbirine Ölü bir denizi bile bir tartışmaya çevirdik Kayaları taş devrine göre ölçtük biçtik Kalemlerimizi kesilmiş çiçek sapları gibi attık Kapıları açarken birbirimize ağladık. Ne kadar da çok severmişiz birbirimizi Sahi ne kadar da çok severmişiz Yıllarca, yüzyıllarca öpüştük Sigaralar tuttuk, içkilerin en iyisini sunduk İstersen bu gece burada kal, dedik Sağlığımızı sorduk, bir sürü ilaç adları saydık Sık sık görüşelim, olmaz mı dedik İyi bildiğimiz ne varsa yaptık, ayrıldık Ortada Her zamanki gibi bir karanfil kaldı. 11. Onat Kutlar, Ayrılık Jakub Schikaneder – Seascape with Lighthouse, 1924 Ayrılık şiiri ne kadar yalın Sevdiğimiz aşk sözcükleri gibi Kılıçla kesiyor bir hain nokta Öpüşen virgüllerle akan cümleyi Nasıl soğuk ayrılığın güneşi Gölgeli bir çınar olan gövdemin Dallarını içten kırınca acı Buzdan bir alçıyla tutuyor beni Ayrılık sabahı ne kadar beyaz Ölümün hüzünlü arkadaşı kar Bana ütülü bir çarşaf hazırlar Bir karanfil tam yüreğimin üstünde 12. Ahmet Telli, Ayrılık Ayracı Jakub Schikaneder – The Novice, 1893 Bütün ayraçları kaldırdın ama unuttuğun Bir şey vardı yine de, çiçekleri sulamadın Gökyüzü sarardı o zaman bulutlar kirlendi Ve ne kadar az konuşur olduk günboyu Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde 13. Ataol Behramoğlu, On Ayrılık Şiiri 2 Jakub Schikaneder – Under the Vyšehrad rock after, 1905 Sadece ikimize değil Bütün hayata üzgünüm Fotoğraflarda Bir gece hatırası Öylesine yalnızım ki Sanki yokum Eriyor eski ben Ve yeni biri olamıyorum Keder sokulgan adımlarıyla Gelip kıvrılıyor yüreğime Hayat sakin Şafakta evler gibi Sanki hiçbir şey olmadı İkimiz yokuz sadece Biz olan ikimiz yokuz Deniz hep orada Ve ağaçlar aynı düşlerinde 14. Necati Cumalı, Balkon Jakub Schikaneder – Seated Lady, 1884 Sana geldiğim yağmurlu günleri hatırlar misin? Pencerene açılan yol dönemecini. Aralar mısın hatırama öyle her akşam Ilık gülüşlerinin gölgesiyle yüklü perdelerini. Bulutlar terkederdi şehri daima Akşamları gemiler terkederdi. Bir balkonun kalırdı sanırım Kaybolan gölgelere aşina. Vapur iskelesinde buluştuğumuz bir akşam O akşam, erkenden ayrıldık ve sonra Hâlâ hafızamızda devam ediyordu Unutulmuş hayatı maviliklerin Hâlâ hatırımdadır odama son gelişin, Ve gitmeden önce Saçlarını tarayışın hâlâ aynada… Benim küçük öksüzüm, genç dulum Ben senin hem baban, hem kocanım. Erken tenhalaşan karanlık arka sokaklarda Bütün servetin gibi ellerini Avuçlarıma bıraktığın geceler Sana küçük bir evden sözetmeliydim… Uzun bir aşktan sonra tekrar Bütün beni sevenleri hatırlıyorum O şehirde bütün tanıdıklarım ve sen Sen beni severdin Sen iyiydin, güzeldin! 15. Arif Damar, Gitme Kal Jakub Schikaneder – Sunset On The Vltava River Nice nice acıları aklına getir Bunca yoksulluğu aklına getir Gözyaşlarını aklına getir “GİTME KAL” var yok dinlemez bir çocuk isteğidir Gitme aklına getir Kıraç mı kıraç toprakların üstüne Güneşler açar yağmurlar kesilince Çırılçıplak kayada yeşerir inci ağacı Dağların kuytusunda bir uslu çiçek Dağıtır mavisini kendi kendine Gitme beraberlik içinde Nasıl sevinirdik aklına getir Her şeyi her şeyi aklına getir Gece yarılarını aklına getir Söylediklerini aklına getir Sinsi yağmurlar yağıyordu Soğuktu Yaktığımız ateşi aklına getir Nelerden geçiyorsun aklına getir Gitme dünyamızın her yerinde Yorgun eller gülleri derleyince Ellerin sevincini aklına getir Güllerin sevincini aklına getir Ne çok severdik seni aklına getir
Sizlerden gelen yoğun ilgi üzerine Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan şairlerimizi ve şiirlerini derlemeye devam ediyoruz. Yine birbirinden özel ve dinlemekten keyif alacağınız 15 şiiri sizler için derledik. Önceki yazımız olan Türk Edebiyatı Denilince Bilmeniz Gereken 14 Şiire de göz atabilirsiniz. Buna ek olarak, Türk Edebiyatı’nın önemli şairlerini ve şiirlerini derlediğimiz şu yazıları da okumanızı öneriyoruz. Türk Edebiyatı’nın En Dokunaklı 25 Aşk Şiiri En Önemli Şairlerimizin Dostluk Üzerine 13 Şiiri Türk Edebiyatının Okumanız Gereken En Güzel 20 Şiiri 1. Acıyor – Turgut Uyar “Mutsuzluktan söz etmek istiyorum Dikey ve yatay mutsuzluktan Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun Sevgim acıyor Biz giz dolu bir şey yaşadık Onlar da orada yaşadılar Bir dağın çarpıklığını Bir sevinç sanarak” 2. İçinden Doğru Sevdim Seni – Edip Cansever “İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından.” 3. Sultan – Cahit Zarifoğlu “Hayat bir boş rüyaymış Geçen ibadetler özürlü Eski günahlar dipdiri Seçkin bir kimse değilim İsmimin baş harflerinde kimliğim Bağışlanmamı dilerim Sana zorsa bırak yanayım Kolaysa esirgeme” 4. Buluşmak Üzere – Can Yücel “Diyelim yağmura tutuldun bir gün Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek Öbür yanda güneş kendi keyfinde Ne de olsa yaz yağmuru Pırıl pırıl düşüyor damlalar Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın Dar attın kendini karşı evin sundurmasına İşte o evin kapısında bulacaksın beni” 5. Sessiz Gemi – Yahya Kemal Beyatlı “Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.” 6. Bugün Pazar – Nazım Hikmet “Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün Bu kadar benden uzak Bu kadar mavi Bu kadar geniş olduğuna şaşarak Kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, Dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben… Bahtiyarım…” 7. Beklenen – Necip Fazıl Kısakürek “Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar?” 8. Aşk İki Kişiliktir – Ataol Behramoğlu “Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir.” 9. Hasretinden Prangalar Eskittim – Ahmed Arif “Seni anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Art arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu Dışarda gürül gürül akan bir dünya… Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana…” 10. Kimi Sevsem Sensin – Attila İlhan “Kimi sevsem sensin hayret sevgi hepsini nasıl değiştiriyor gözleri maviyken yaprak yeşili senin sesinle konuşuyor elbet yarım bakışları o kadar tehlikeli senin sigaranı senin gibi içiyor kimi sevsem sensin hayret senden nedense vazgeçilemiyor” 11. Paydos – Cahit Sıtkı Tarancı “Meyhaneler, sabahçı kahveleri, Cümle eş dost, şair, ressam, serseri, Artık cümbüşte yoksam geceleri Sanmayın tarafımdan hıyanet var. Yaş ilerliyor… Artık geçti bizden; Kişi ev bark edinmeli vakitken. Gün gelince biz değil miyiz ölen? Cenazemiz yerde kalmasın dostlar!” 12. Ben Değildim – Özdemir Asaf “Bir akşamüstü pencerenden bakıyordun Ağır ağır, yollara inen karanlığa. Bana benzeyen biri geçti evinin önünden. Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya.. O geçen ben değildim. Bir gece, yatağında uyuyordun.. Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya. Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan, Ve karanlıklar içindeydi odan… Seni gören ben değildim.” 13. İç Nefes – Haydar Ergülen “O bir çay istemişti, trenin içinde biz tren yolcusuyduk, çölün içinde ben yalnız kalmıştım, senin içinde oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni! aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin…” 14. Monna Rosa – Sezai Karakoç “monna rosa, siyah güller, ak güller; gülce’nin gülleri ve beyaz yatak. kanadı kırık kuş merhamet ister; ah, senin yüzünden kana batacak, monna rosa, siyah güller, ak güller!” 15. Sevdim Seni – Gülten Akın “Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim “Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil Nasıl yürür özsu dal uçlarına Ve günışığı sislerden düşsel ovalara Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü Yitik ceren arayı arayı anasını buldu Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı Ağustos dindi Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi” İlginizi çekebilecek diğer şiir yazılarımızdan bazılarına da göz atmanızı öneririz 11 Ünlü Şairimizin Vatan Ve Memleket Şiirleri Ünlü Şairlerden Çocuk ve Çocukluk Üzerine 15 Şiir Tanınmış Tiyatro Sanatçılarımızın Sesinden 14 Şiir Türk Edebiyatı’nın En Dokunaklı 25 Aşk Şiiri Önemli Şairlerimizin Ruhunuza Dokunacak 20 Şiiri Türk Edebiyatının Okumanız Gereken En Güzel 20 Şiiri
hayat ile ilgili şiirler ünlü şairlerden