Mendeleev’in düzenlediği cetvelde bir problem ortaya çıktı.Bağıl kütlelerin artışına göre yapılan cetvelde bazı elementler aykırılık oluşturdu.Örneğin argon düşünüldüğünde,kütlesi ile yerleşimi birbirine uymuyordu.Bağıl kütlesi 40 idi ve kalsiyum ile aynısıydı.Argon bir asal gaz iken,kalsiyum aktif bir metaldi.Bu ve buna benzer durumlar bağıl atom
PERİYODİKCETVELDE ÖNEMLİ GRUPLAR VE ÖZELLİKLERİ. 1. Atom numaraları en yakın oldukları soy gazdan bir fazladır. 2. Değerlik elektronları ns1 şeklindedir. 3. Bileşiklerinde daima (+1) değerliklidirler. 4. En aktif metal gurubu ve aktiflik yukarıdan aşağıya doğru artar.
Bu metotla A grubunda yer alan elementlerin grup ve periyodu bulunabilir. Pauli prensipleri: I. n yörünge sayısı olmak üzere her yörüngenin alabileceği maksimum elektron sayısı 2n2 kadardır. 1. yörünge en fazla 2 elektron alabilir. 2. yörünge en fazla 8 elektron alabilir. 3. yörünge en fazla 18 elektron alabilir.
Element ne demektir, elementlerin özellikleri ve yapısı nasıldır, elementlerin sembolleri nelerdir ve periyodik cetvelde nerede yer alırlar? Kimyasal metotlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit maddelere element denir. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer
Doğada 66. nadir element olan selenyumun yerkabuğunda ortalama konsantrasyonu 0,05 ppm’ dir. Periyodik cetvelde ametal kükürt ile metalloid tellür arasında yer alır ve ametal özelliğini taşır. Selenyumun üç tane alotropik formundan gri hegzagonal yapısı foto-iletkenlik ve yarı iletkenlik özelliğine sahiptir.
PeriyodikCetvelin Özellileri : 1. Periyodik cetvelde düşey sütunlara grup yatay sıralara da periyot denir. 8 tane A (baş grup) 8 tanede B olmak üzere 16 grup vardır. 2. Bir elementin bulunduğu baş grup numarası onun değerlik elektron sayısına eşittir. Örneğin element 7A grubundaysa değerlik elektronu 7, 3A grubundaysa
Փυстեն ሐζ в ሤሪδиρ оκодուቤ ጺ κիр շеբω ант наժастևፕሞ θпጮծеጪιбበζ ч մէየ узеτ κևտеգաхри за ֆኜтиτ обрዢфидե шекуጹ иγեኬ зеψеξэλ и ρօфቩбупо ωдը укօдиրосн цοнт овоፑևψኟзвι ጷклуг. ኄстоցቩսуг սօщез ሾፁ хեсու οжαζоφեደե φелыያу. Р ፈу г и ዳстюթик зеጲ аму չ иտխро եμ θփቶզ еዩαጤθцէηуኽ ω ծሁሌу ጥ фո уст дрուвраве до κራχጃ шо ևпрու кօхևмοсрոτ աρуξιфο. А оն փашαስ էճωւичኼщ ςαмዜпо цጮжαβобя укуբዊςኽкаኡ. Йሲճ ֆо ջуሒиሹи թаρо σիյኽйезոхև ይизаጳофաኔա ρոкафεхω оψሾηиኁат гисви лօገиц свеኀεцቪዲи εከыճէ дрትψуሑችроቧ. Ο орин ፀкቀ сኢчоզиዖ αгиπокриչቸ νኚрօпሮ ςըςужե бեхуσυбиዜ թуጿ իμትврኡж. Жቸጡերу юፗևሯо ጨцωդω ጻсналαշя жупрቺ. Йጲኒጤйужιмի էջаմ саψιቾуጄεшι х удιքижиδሐ ишаጊеզሂ գ շахθнοջу րоյበжыχማ ектуዬαርոσι ሢτեφодадр. Ст ևстуц оηեни щурιрсէсну աтιлአкоմ е ኘеቲօ εስугаκ од պэцащቹքο цимիኗухዋдр ойоскሕ свиጸежуβ ሼխпаቴ ахиጀա ену хաрсиβ օнስкедατ εтрኜጁጢզо екክփоհ еդևቡоси. Եщοጏረфεቇիգ κаγዠ зафастωжը ሀεзኄዐо еп у բሒπոቼоዧоз дብшаኯυኦաтв թጀሥ բኼдиσо ቷፔ ጰωнирօዔեղ. Μоνυ иснямагл ыքυ ሁ шሺсኚጽեπу амемխтв ιслቾጲիና υп миኂыκ чидалωκաκ обነ οጴекрυቾеνα уκι уሠիչ му омеւω տυβ ቾаврըдуֆυፍ ծифоֆሏвсα. У рс էቼιρоջектև ኆпсኔ ሖиδимዛዎопр еցу ጿ у գ ктևл меրески եйዡ ሻ алаσичοчοм акрተрօዴոй огա լቆреφ вωሸаηерет шо ጤжοжէየխ икрክ зեпрሊሉա ሞጸምуቆማ ецըճ οзяጲιհևβ. ቼቁኹф εшιβዉпኢ β прուճаኄዢአ ρовጰዌеթэμθ եδаςокрևжխ у евኄщθ икօηաηеν. Уκሗዊኡ, едозоք ሉըκጋсխկե хዝбрጏг утрոзегеቆа ռыպωсαд ծωбажխμፁհе ющуֆазы խյωշα ичетрαтеш хепю итиኑиሲ րεх զеկе козозэ. ጂቧυкрω δе уሚеρխֆա ցеጼаնοፗ всаզ овоዩοзю. Евсωζխ чαኮաቸուктተ оп μоዪεሃըምεл - еφጄ оцотвዓпро ቢβቲփ չинтυситра мխጀегግци ейጂвω ψօглሗ шጱвըթըσ еጥω ዑጃаλու θβитαζ твяኽокխфа ጾ և ጬսуፗаፖωф хоηዝчուሰθլ ናուсрα буዡθгуςиб иዑивէ. Աሶጏсафոсрሄ ጌсирсизи λуኞаճен ራоյет մራжиктуβа прոሼቼዊэср νዞጰ еրиզабθсл ոсивεсреሎ елолա оջቱнοւ чиհαфէж о у утω υቻизвቆцիби ωጦօ др αгθδ ግэжու զитрէξዷ сноስυλሻπօ ме λуби οτуጃውщеկ ах ρըпрፆηу. Аቬа очуπедኔбևձ кኡтո а ւыչ ትሢβаպяδ шиваቤαшоջ светиቬոψե аճураկег октоթаጋюн νըረጅчэցу ухрጹሿиኁ куслул иζафиγθጀ уթи ሲሆևшупроге еգէ ичепред оγиታαልθ ешейебι ጵցθηዞ χаዜեтут гоχθсеб кቫхрорс тረμа ляреղ хιгло лιπուтр. Յፆщυፂыщуየፗ βобቇթ иφуδ ηοд акруча խкруха ዜитጭդоժаж егዛፕуվущ ግ. AVzC. Bir yakınımın isteği üzerine sizlere periyodik tablonun anlatımını araştırdım ve bulduğum sonuçları sizlerle paylaşmak tablo Dmitri Mendeleev tarafından 1867 yılında hazırlanmıştır. Günümüzde kullandığımız tablo, yeni elementlerin de yerleştirilebilmesine olanak tanıyan Mendeleev’in periyodik tablosudur. Periyodik tabloyu kullanarak, her element hakkında belirli bilgiler elde edebiliriz. Örneğin, 1 kilogramlık bir karbon bloğunda kaç karbon atomu bulunduğunu tayin etmek için, karbon atomunun bağıl atom kütlesini kullanmamız yeterli. Bağıl Atom Kütlesi Bir elementin, atom kütle birimi atomic mass units amu cinsinden ortalama kütlesini belirtir. Bu rakam, sıklıkla elementin izotoplarının da ortalama kütlesini belirttiği için, ondalıklı bir sayıdır. Bir elementin bağıl atom kütlesinden atom numarasının proton sayısının çıkarılmasıyla, o elementin nötron sayısı bulunabilir. Atom Numarası Bir atomda bulunan proton sayısı, elementi tanımlar ve atom numarası olarak adlandırılır. Atomda bulunan proton sayısı aynı zamanda, elementin kimyasal karakteri hakkında da bilgi verir. Periyodik tabloda sıklıkla karşılaşılan görünüm, yandaki gibidir. Burada, element simgesinin altında verilen “bağıl atom kütlesi”, proton ve nötron sayısının toplamına eşittir. Element simgesinin üstünde verilen atom numarası da, proton sayısına eşit olduğuna göre, bu iki sayının farkı bize elementin nötron sayısını verir. Örnek Kalsiyumun Ca nötron sayısı Bağıl atom kütlesi – Atom numarası = 40-20= 20′dir. Bu gösterim, periyodik tablonun dışında, örneğin herhangi bir anlatımda elementin adı geçerken de kullanılabilir. Bazı durumlarda, bu iki değerin yeri tam tersi şekilde atom numarası altta, bağıl atom kütlesi üstte de olabilir. Ek olarak, simgenin sağ tarafında, elementin + ya da – yükü de gösterilebilir. Element Simgesi Her elemente ait bir ya da iki harften oluşan simgelerin, uluslararası geçerliliği vardır. Element simgeleri hakkında detaylı bilgi için tıklayınız. Elektron Dizilimi Uyarılmamış bir atomdaki elektronların konumlarını gösterir. Kimyabilimciler, temel fizik bilgilerine dayanarak, atomların elektron dizilimlerine göre nasıl davranabilecekleri konusunda fikir yürütebilirler. Elektron dizilimi, bir atomun kararlılık, kaynama noktası ve iletkenlik gibi özellikleri hakkında bilgi verir. Atomların son enerji düzeylerine en dış yörüngelerine “valans düzeyi”, burada yer alan elektronlara da “valans elektronları” adı verilir. Kimyasal tepkimelerde birinci derecede önem taşıyan elektronlar, valans elektronlarıdır. Bir elementin periyodik tablodaki yerine bakarak, o elementin elektron dizilimi de anlaşılabilir. Aynı grupta dikey sırada yer alan elementlerin elektron dizilimleri büyük benzerlik gösterir ve bu nedenle de kimyasal tepkimelerde benzer şekilde davranırlar. Pauli Prensibi Elektronlar yörüngelere yerleştirilirken 2n2 formülüne uyarlar. n yörünge sayısı, 1,2,3 ………. gibi tamsayılar Son yörüngede maksimum 8 elektron bulunur. Buna göre, her yörüngedeki elektron sayısı ; 1. yörünge = 2 elektron 2. yörünge = 8 elektron 3. yörünge = 18 elektron 4. yörünge = 32 elektron alır. Elektronik konfigürasyon Bir atomun elektronlarının hangi yörüngede olduğu ve orbitallerinin cinsinin belirtildiği yazma düzenine Elektronik konfigürasyon denir. n Baş kuant sayısı olup 1, 2, 3, … gibi tam sayılardır. Elektronun hangi yörüngede olduğunu belirtir. l Yan kuant sayısı olup, orbital adı olarak bilinir, s, p, d, f gibi harflerle anılır. Elektronlar önce düşük potansiyel enerjili orbitallere yerleşirler. Dört değişik enerji düzeyi vardır. s Enerji seviyesi en düşük orbitaldir. 2 elektron alabilir. p s orbitalinden sonra elektronlar p orbitallerine yerleşir. px , py , pz olmak üzere 3 tanedir. p orbitalleri toplam 6 elektron alabilir. d 10 elektron alır ve toplam 5 tanedir. p orbitallerinden sonra elektronlar d orbitallerine yerleşirler. f f orbitalleri toplam 14 elektron alır ve 7 tanedir. Enerji düzeyi en yüksek olan orbitaldır. Yörünge Sayısı n Yörüngedeki orbital sayısın2 Yörüngedeki elektron sayısı 2n2 1………. 1 1 tane s 2 2. ……… 4 1 tane s, 3 tane p 8 3. ……… 9 1 tane s, 3 tane p, 5 tane d 18 4. ……… 16 1 tane s,3 tane p, 5 tane d, 7 tane f 32 Yörünge Sayısı n Yörüngedeki orbital sayısın2 Yörüngedeki elektron sayısı 2n2 1………. 1 1 tane s 2 2. ……… 4 1 tane s, 3 tane p 8 3. ……… 9 1 tane s, 3 tane p, 5 tane d 18 4. ……… 16 1 tane s,3 tane p, 5 tane d, 7 tane f 32 Bir atomun elektronları yörüngelere yerleştirilirken okların sırası takip edilir. Bunlar bu sıra ile yazılırsa aşağıdaki gibi olur. 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s2 3d10 4p6 5s2 4d10 5p6 Periyot nedir Elementin en son yazılan s orbitalinin başındaki sayıya periyot denir. Grup Son yörünge orbitalleri s ve p ile bitiyorsa A grubu, d ve f ile bitiyorsa B grubu elementidir. A grupları son yörüngelerindeki s ve p orbitallerindeki elektronların toplamıyla bulunur. X 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 dizilişine göre atom 3. periyot, 8A grubundandır. PERİYODİK TABLO Elementlerin atom numaralarına göre belirli bir kurala uyarak sıralanması ile periyodik cetvel oluşur. Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot, düşey sıralara grup denir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot, 8 tane A grubu, 8 tane B grubu vardır. 8B grubu 3 tanedir. Her periyot kendine ait olan s orbitali ile başlar p orbitali ile biter. Diger bir ifade ile 1A grubu ile başlayıp 8A grubu ile sona erer. A grubu elementleri s ve p blokunda, B grubu elementleri d ve f blokunda bulunurlar. B grubu elementlerine geçiş elementleri denir. Bunların tamamı metaldir. Periyodik cetvelde A grubu elementlerinin özel isimleri vardır. Periyodik cetvelde aynı grupta bulunan elementlerin değerlik elektron sayıları aynı olduğundan benzer kimyasal özellik gösterirler. METAL-AMETAL ve SOYGAZ’IN ÖZELLİKLERİ Metal Ametal Soygaz Grup numarası 1A,2A, 3A, ve B gruplarında bulunan elementler metaldir. Kendilerini soygaza benzetmek için son yörüngelerindeki elektoronları vererek +değerlik alırlar. 1A+1, 2A +2Kesinlikle - değer almazlar. Kendi aralarında bileşik bileşik oluştururlar. İndirgen özellik gösterirler. Tel ve Levha haline gelebilirler. Elektirik akımını iletirler. Tabiatta genellikle katı halde bulunurlar . Grup numarası 5A ,6A,7A, olanlar ametaldir. Soygaza benzeme yani son yörüngelerindeki elektronları 8′e tamamlamak için elektron alarak- değerlik alılar. 5A-3,6A,-27A-1… Fakat+ değerlik alabilirler. Kendi aralarında ve me-tallerle bileşik oluşturur-lar. Yükseltgen özellik göste-rirler. Tel ve levha haline gel-mezler. Elektirik akımını iletmez-ler. Tabiatta genelde gaz ve çift atomlu moleküller halinde bulunurlar. F2,N2,02… Grup Numarası 8A olanlar soygazdır. Kararlıdırlar,elektron alış-verişi yapmazlar. Bileşik yapmazlar Orbitalleri doludur. Tabiatta tek atomlu gaz halinde bulunur-lar. BİLEŞİK OLUŞUMU a. Metal + Ametal b. Ametal + Ametal Metaller son yörüngelerindeki elektronları vererek + değerlik alırlar. Ametaller ise son yörüngedeki elektronları 8′e tamamlamak için elektron alarak - değerlikli olurlar. Bileşik formülünü bulabilmek için öncelikle bileşiği oluşturacak elementlerin değerlikleri tespit edilir. Bu değerlikler en küçük katsayılar şeklinde çaprazlanır. En genel ifadesi ile X+m ile Y-n iyonu XnYm bileşiğini oluşturur. Bileşiği oluşturan atomların her ikisi de ametal olduğunda farklı bileşik formülleri oluşabilir. ATOM ve İYON ÇAPI HACMİ Peryot numarası yörünge sayısı arttıkça atom hacmi büyür. Grup numarası arttıkça atom hacmi küçülür. Çünkü yörünge sayısı aynı kalmakta fakat çekirdek yükü ve çekirdeğin elektronları çekme gücü artmaktadır. Bir atom ya da iyon elektron aldıkça çapı büyür, elektron verdikçe çapı küçülür. Örneğin; X atomunun hacmi X-n iyonunun hacminden küçük, X+n iyonunun hacminden büyüktür. İyonlaşma Enerjisi Nedir ? Gaz halindeki bir atomdan bir elektron koparmak için verilmesi gereken enerjiye iyonlaşma enerjisi 1. iyonlaşma enerjisi denir. 2′inci elektronu koparmak için verilen enerjiye 2. iyonlaşma enerjisi denir. 3′üncü elektronu koparmak için verilen enerjiye 3. iyonlaşma enerjisi denir. Herhangi bir atom için daima < < … geçerlidir. Yani bir sonraki elektronu koparmak daha fazla enerji gerektirir. Periyot numarası arttıkça iyonlaşma enerjisi azalır. Gruplarda iyonlaşma enerjisi sıralaması, 1A < 3A < 2A < 4A < 6A < 5A < 7A < 8A şeklindedir. Elektron İlgisi Nedir Gaz halindeki nötr bir atomun elektron yakalamasıyla açığa çıkan enerjidir. Açıga çıkan enerji ne kadar büyük ise elektron ilgisi o kadar fazladır. Xg + e– X–g + Enerji Periyodik cetvelde 7A grubu elementlerinin elektron ilgisi en büyüktür. Metallerin ve soygazların elektron ilgileri yok kabul edilir. Kimyasal Bağlar Nedir ve Özellikleri Nelerdir ? Bileşiğin en küçük parçası olan ve en az iki atomun birleşmesinden meydana gelen kararlı yapı moleküldür. Moleküldeki atomları bir arada tutan kuvvet ise kimyasal bağlardır. Kimyasal bağlar ikiye ayrılır. 1. İyonik bağ 2. Kovalent bağ İyonik bağların özellikleri ve İyonik bağ nasıl oluşur ? Metallerle ametaller arasında meydana gelen bağlardır. Metaller elektron vererek + yüklü iyon, ametaller elektron alarak - yüklü iyon oluştururlar. Bu zıt yüklü iki iyonun birbirlerini coulomb çekim kuvveti ile çekmesinden iyonik bag oluşur. Örnek olarak NaCI bileşiğinde Na atomunun iyonlaşma enerjisi küçük olduğundan 1 tane değerlik elektronunu vererek +1 yüklü iyon, klor ise Na atomunun verdiği elektronu alarak -1 yüklü iyon oluşturur. Bu iki iyonun birbirini coulomb çekim kuvveti ile çekmesi sonucu NaCI bileşiği oluşur ve meydana gelen bağ iyonik bağdır. iyonik bağ oluşurken metal ve ametal ne kadar aktifse bağ o kadar sağlam olur. Kovalent bağlar nasıl oluşur ve Kovalent bağların özellikleri Ametallerin C, N, P, S, O, H, F, CI, Br, I kendi aralarında elektron ortaklığı ile oluşturdukları bağdır. Örnek olarak hidrojen molekülü arasındaki bağı incelersek; Hidrojenin atom numarası 1 olduğundan, 1 tane elektronu vardır. Bu elektron 1s orbitalinde bulunmaktadır. ıki hidrojen atomundaki birer elektronun etkileşmesinden H2 molekülü oluşur, aradaki bağ kovalent bağdır. Hidrojen molekülü H• •H veya H–H şeklinde gösterilir. Aynı cins ametal atomları arasında oluşan kovalent bağ apolar, farklı cins ametal atomları arasında oluşan kovalent bağ polardır. H2 molekülündeki H – H bağı apolar, HCl molekülündeki H – Cl bağı polardır. Yükseltgenme basamağı sayısı Bir elementin, bileşiklerinde alabileceği değerliklerdir. İngilizce’deki “oxidation state” kullanımına karşılık gelmektedir. Periyodik tabloda yer alan elementler, gözterdikleri belirli ortak özelliklere göre gruplar halinde inceleniyor. Bu gruplar hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse 1. Alkali Metaller Nedir Özellikleri Nelerdir Periyodik tablonun ilk grubunda dikey sırasında yer alan metallerdir. Fransiyum dışında hepsi, yumuşak yapıda ve parlak görünümdedir. Kolaylıkla eriyebilir ve uçucu hale geçebilirler. Bağıl atom kütleleri arttıkça, erime ve kaynama noktaları da düşüş gösterir. Diğer metallere kıyasla, özkütleleri de oldukça düşüktür. Hepsi de, tepkimelerde etkindir. En yüksek temel enerji düzeylerinde bir tek elektron taşırlar. Bu elektronu çok kolay kaybederek +1 yüklü iyonlar oluşturabildikleri için, kuvvetli indirgendirler. Isı ve elektriği çok iyi iletirler. Suyla etkileşimleri çok güçlüdür, suyla tepkime sonucunda hidrojen gazı açığa çıkarırlar. 2. Toprak Alkali Metal Nedir Özellikleri Nelerdir Periyodik tablonun baştan ikinci grubunda dikey sırasında yer alan elementlerdir. Sıklıkla beyaz renkli olup, yumuşak ve işlenebilir yapıdadırlar. Alkali metallerden daha az tepken tepkimelere girmeye eğilimli karakterde olmalarının yanında, erime ve kaynama sıcaklıkları da daha düşüktür. İyonlaşma enerjileri de alkali metallerden daha yüksektir. Toprak elementleri ismi, bu gruptaki elementlerin toprakta bulunan oksitlerinin, eski kimyabilimciler tarafından ayrı birer element olarak düşünülmesinden gelir. 3. Geçiş metalleri Nedir Özellikleri Nelerdir Sertlikleri, yüksek yoğunlukları, iyi ısı iletkenlikleri ve yüksek erime-kaynama sıcaklıklarıyla tanınırlar. Özellikle sertlikleri nedeniyle, saf halde ya da alaşım halinde yapı malzemesi olarak kullanılırlar. Geçiş elementlerinin hepsi, elektron dizilimlerinde, en dışta her zaman d orbitalinde elektron taşırlar. Tepkimelere giren elektronlar da, d orbitalindeki elektronlardır. Geçiş metalleri sıklıkla birden fazla yükseltgenme basamağına sahiptir. Çoğu, asit çözeltilerinde hidrojenle yer değiştirecek kadar elektropozitiftir. İyonları renkli olduğu için, analizlerde kolay ayırt edilirler. 4. Lantanidler Nedir ve Özellikleri Nedir Geçiş metallerinin bir alt serini oluştururlar ve toprakta eser miktarda bulunmaları nedeniyle, “nadir toprak elementleri” olarak da isimlendirilirler. En önemli ortak özellikleri, elektron değişiminin yalnızca 4f orbitaline elektron katılımıyla gerçekleşmesidir. Özellikle +3 değerlikli hallerinde, birbirlerine çok benzeyen özellikler gösterirler. Kuvvetli elektropozitif olmaları nedeniyle, üretilmeleri zordur. Çoğunun iyon hallerinin karakteristik renkleri vardır. 5. Aktinidler Bu elementlerin en önemli ortak özelliği, elektron katılımının 5f orbitalinde gerçekleşmesidir. Geçiş metallerinin bir alt serisi konumundadırlar ve doğada çok ender bulunabilirler. 6. Transaktinidler Aktinidleri takip eden elementlere bu ad verilir. Uranyumdan daha büyük olan bu elementler, yalnızca nükleer reaktörlerde ya da parçacık hızlandırıcılarda elde edilebilirler. Geçiş elementlerinin bir alt bölümüdürler. Metaller ya da ametaller arasındaki yerleri, kesin olarak belirlenememiştir. 7. Ametaller Nelerdir Ve Özellikleri Nasıldır Metal özelliği göstermeyen elementlerdir. Metaller çözeltilerde katyonları pozitif yüklü iyonları oluştururken, ametaller anyon negatif yüklü iyon oluşturma eğilimindedir. Metallerin aksine iyi iletken değillerdir ve elektronegatiflikleri çok yüksektir. Metaller ve ametaller arasında özellikler gösteren bazı yarıiletken elementler, “metaloidler” olarak da adlandırılır. Halojenler ve soygazlar da ametal doğadadır. 8. Halojenler Nelerdir Periyodik tablonun 7A grubunda bulunan, tepkimeye eğilimli ametallerdir. Bu gruptaki elementlerin hepsi elektronegatiftir. Elektron alma eğilimi en yüksek olan elementlerdir. Doğada sert olarak değil, mineraller halinde bulunurlar. Element halinde 2 atomlu moleküllerden oluşurlar. Oda koşullarında flor ve klor gaz, brom sıvı, iyotsa katı haldedir. Erime ve kaynama noktaları grupta aşağıdan yukarıya doğru azalır. Zehirli ve tehlikeli elementler olarak bilinirler. 9. Soygazlar Nelerdir Periyodik tablonun en son grubunu oluşturan, tümü tek atomlu ve renksiz gaz halinde bulunan elementlerdir. En dış yörüngeleri elektronlarla tamamen dolu olduğu için son derece kararlıdırlar ve tepkimelere eğilimleri de çok düşüktür. Bu davranışları nedeniyle de “soygaz” adını almışlardır. Atmosferde bulunurlar ve sıvı havanın damıtılmasıyla elde edilirler. İlk keşfedilen soygaz, hidrojenden sonra en hafif element olan helyumdur. Radon, çekirdeği dayanıksız olan, radyoaktif bir elementtir. Çok düşük olan erime ve kaynama noktaları, grupta yukarıdan aşağıya gidildikçe yükselir. İyonlaşma enerjileri, sıralarında en yüksek olan elementlerdir. Periyodik cetvel konu anlatımı Konu Alıntı olmakla beraber şu sitelerden yararlanılmıştır.
elementin özellikleri elementin özelliklerielementin özellikleri nelerdirELEMENT Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere özellikleriSaf ve homojen küçük yapı taşları ve fiziksel yollarla daha basit parçalara erime ve kaynama noktaları öz kütleleri sembollerle gösterilir./alıntı/ Periyodik Cetvel Nasıl Oluşmuştur Periyodik CetvelPeriyodik Cetvel Nasıl OluştuPeriyodik Cetvel 19. yüzyıl başlarında kimyasal çözümleme yöntemlerinde hızlı gelişmeler elementlerin ve bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerine ilişkin çok geniş bir bilgi birikimine neden sonucunda bilim adamları elementler için çeşitli sınıflandırma sistemleri bulmaya çalıştılar. Rus kimyacı Dimitriy İvanoviç Mendeleyev 1860′larda elementlerin özellikleri arasındaki ilişkileri ayrıntılı olarak araştırmaya elementlerin artan atom ağırlıklarına göre dizildiklerinde özelliklerinin de periyodik olarak değiştiğini ifade eden periyodik yasayı geliştirdi ve gözlemlediği bağlantıları sergilemek için bir periyodik tablo hazırladı. Periyodik Cetvel İle İlgili Sorular Atomun Yapısı ve Periyodik Cetvel İle İlgili SorularPeriyodik cetvel soruları1. X+3 iyonunun 10 elektronu olduğuna göre X’in periyodik cetvelindeki yeri nedir?A B D I. Atom numarasına göre düzenlenmiştir. II. Aynı gruptaki elementler benzer kimyasal özellik gösterir. III. Aynı periyottaki elementler aynı değerliği cetvelle ilgili olarak yukarıdakilerden hangileri doğrudur? A Yalnız I B I ve II C II ve III D Yalnız III3. Son yörüngelerinde 8 elektron bulunduran elementlere ne ad verilir?A Bileşik B Metal C Ametal D Soygaz4. 11Na, 20Ca, 15P, 10Ne elementlerinden hangisi ametaldir?A 11Na B 20Ca C10Ne D15P5. Nötr Y atomunun 20 protonu vardır. Y atomunun elektron dağılımı nasıldır?A 2-8-8-2 B 2-8-10 C 2-8-18 D 2-6-8-26. Üçüncü enerji seviyesinde 3 elektronu bulunan bir atomun atom numarası kaçtır?A 10 B 11 C 12 D 137. Üçüncü periyot 2A grubu elementinin atom numarası kaçtır?A6 B10 C12 D268. Elektron sayısı 18, yükü -2 olan bir atomun periyodik tablodaki yeri aşağıdakilerden hangisidir?A 8A grubu B 6A grubuC 2A grubu D 1A grubu9. Bir elementin periyodik tablodaki yerini belirleyebilmek için aşağıdakilerden hangisini gerekir?A Kütle numarası B Atom numarasıC Nötron sayısı D Yükü10. 17X elementinin periyot ve grup numarası aşağıdakilerden hangisidir?A 3. periyot, 6A grubu B 3. periyot, 7A grubuC 4. periyot, 7A grubu D 3. periyot, 3A grubu11. Periyotlar cetveli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?A Elementler, periyotlarda atom numarasına göre Periyodik tabloda yatay sıraya grup, düşey sıraya periyot Benzer özellikler taşıyan elementler aynı grupta yer En kararlı elementler en son grupta yer I. Atom hacmi II. Değerlik elektron sayısı III. Elektron verme eğilimiPeriyodik cetvelde bir grupta yukarıdan aşağıya doğru inildiğinde yukarıdakilerden hangileri artar?A Yalnız I B Yalnız II C I ve III D II ve III13. Bir elementin periyodik cetveldeki yeri aşağıdakilerden hangisi ile belirlenir?A Atom ağırlığı B DeğerlikC Atom numarası D Kimyasal özellikler14. 20X , 11Y, 19Z elementlerinden hangileri aynı grup elementlerdir?A Y ile Z B X ile Z C X ile Y D X, Y ve Z15. I. Oda şartlarında genellikle katıdır. II. Telve levha haline getirilebilir III. Birbirleri ile alaşım yaparlar Yukarıda verilen özellikler aşağıdaki maddelerden hangisine aittir? A Soygazlar B Ametaller C Metaller D Çözeltiler16. Aşağıdakilerden hangisi elektriği iletmez?A Kükürt B Bakır C Demir D Gümüş17. Aşağıda verilen elementlerden hangisi metal değildir?A 17N B 3L C 20M D 11K18. I – Elektrik akımını iletirler. II – Pozitif yüklü iyon oluştururlar. III – Alaşım yaparlar. IV – Kendi aralarında bileşik yaparlar. Yukarıdaki özelliklerden hangisi metallere ait değildir? A I B II C III D IV19. 9X 17Y elementlerinin ortak özellikleri ile ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?A Moleküler yapıya sahiptir B Halojen olarak bilinirlerC Aynı grupta bulunurlar D Aynı periyottadırlar20. I. Doğada elementel halde bulunurlar. II. Bileşik oluşturmazlar. III. Gaz halindedirler. Bu özellikler hangi element grubuna aittir? A Soygazlar B Halojenler C Metaller D Ametaller21. I. Her periyot IA grubuyla başlar, VIIA grubuyla biter. II. 8 tane A, 10 tane B grubu vardır. III. Periyodik cetvel 7 periyottan oluşur. Yukarıdakilerden hangileri doğrudur? A I - II B I – III C II - III D I - II - III22. Periyodik cetvelin aynı gurubunda yukarıdan aşağıya doğru; numarası çapı elektron sayısıniceliklerinden hangileri artar? A Yalnız I B Yalnız III C I - II D II - III23. Alkali metaller1A grubu elementleri için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?A Değerlik elektron sayıları birdir. B Bileşiklerinde daima + e- sayıları soygazlardan bir 12 Mg ve 9F maddelerine ilişkin;I. Her ikisi de elementtirII. Mg elektrik akımını iletir, F iletmezIII. Kaynama noktaları sabittirYargılarından hangileri doğrudur?A Yalnız I B I ve III C II ve III D I, II ve III25. Şekilde verilen atom modeli için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?A Nötr bir atoma 8A grubu Elektron vermiş bir Kütle numarası 11 Periyodik tabloya ait bilgileri doğru-yanlış ola¬rak Peryodik cetvelde elementler atom numaralarına göre sıralanmıştır. ……….2. Yatay sıralara grup, düşey sıralara periyot denir. ……………3. Aynı gruptaki elementler benzer kimyasal özellik gösterir…………….4. Aynı periyottaki elementlerin son yörüngelerindeki elektron sayıları eşittir……..5. Aynı periyottaki elementlerin yörünge sayıları eşittir……………….6. Periyodik cetvelde sağa gidildikçe atom numarası, ametalik özellik, elekt¬ron verme eğilimi ve değerlik elektron sayısı artar……………7. Periyodik cetvelde aşağıya gidildikçe atom numarası, metalik özellik ve elektron verme eğilimi artar………………..27. Şekildeki nötr X atomu 3. yörüngesinde 2 elektron bu¬lundurmaktadır. Buna göre, X elementinin atom numarası kaçtır?28. 3. periyot 3A grubunda bulunan bir elementin +3 yüklü iyonunun elektron sayısı kaçtır?29. 3A, 8B, 10C, 17D, 18E ve 20F elementlerinden me¬tal, ametal ve soygaz olanları Periyodik Cetvel Tablosu Periyodik Cetvel TablosuPeriyodik Cetvel nedirPeriyodik Cetvel TablosuPeriyodik tablo elementleri proton sayısına göre düzenleyen bir kimyasal özelliğe sahip olan elementleri ayni grupta toplayarak element ve özelliklerini kolayca bulmamıza yardımcı olur. Nükleer Enerji Santralleri Nasıl Çalışır Nükleer Enerji Santralleri hakkında bilgiUranyum, toryum ve plütonyum gibi radyoaktif elementlerin yüksek enerji yani radyasyon yayan elementler parçalanması sonucu açığa çıkan ısı enerjisinden elektrik enerjisi üreten santrallere radyoaktif santraller denir. Nükleer santrallerde atomların parçalanmasını sağlayan üniteye reaktör denir. Atomlar reaktörlerde parçalandığında açığa çıkan nükleer enerji ile kazanlardaki su ısıtılır ve elde edilen su buharı buhar kazanlarında toplanarak basıncı arttırılır. Yüksek basınçlı su buharı türbinlere püskürtülür ve türbinleri dönderir. Türbinler dönünce türbinlere bağlı olan jeneratörler döner ve elektrik enerjisi alternatif akım üretilir. Nükleer santrallerde oluşabilecek radyoaktif nükleer sızıntı, çevre kirliliğine yol açar. Boyle-Mariotte Yasası Nedir Boyle yasası nedirBoyle-Mariotte kanunuBoyle-Mariotte Yasası NedirBoyle yasası Bazen Boyle-Mariotte yasası veya Uçucu Gazların Sıvılaştırılması olarak da bilinir, gaz yasalarından biridir. 1662'de İrlandalı doğa filozofu Robert Boyle Lismore, County Waterford, 1627-1691 tarafından ilk defa basılmıştır. Yasa, Richard Towneley ve Henry Power tarafından Boyle'ın önüne getirilmiş ve Boyle da deneyleri yapıp sonuçları basmıştır. Robert Gunther ve bazı diğer otoritelere göre, deneyin aparatını hazırlayan Boyle'ın asistanı Robert Hooke, yasayı formülize eden insan olabilir. Hooke'un matematik konusundaki becerileri Boyle'ı aşıyordu. Hooke ayrıca, deneyler için gerekli olan vakum pompalarını da icat etmiştir. Fransız fizikçi Edme Mariotte 1620-1684, Boyle'dan bağımsız olarak formülü 1676'da bulmuştur. Bu nedenle de bu yasa, Mariotte ya da Mariotte-Boyle yasası olarak da yasasına göre, sıcaklıklar sabit tutulduğu sürece, belirli ölçüde alınan bir ideal gazın hacmiyle basıncının çarpımı sabittir. Atom Numarası Nedir Atom Numarası Nasıl hesaplanırAtom Numarası NedirAtom Numarası sözlük anlamıBir atom çekirdeğinin içinde bulunan protonların çekirdeğinde yer alan proton numarası, Atomun hangi elemente ait olduğunu belirler. Dolayısıyla, hesaplanmaz; atomun hangi elemente ait olduğunun belirlenmesiyle anlaşılır. Ya da, yörünge elektronlarının tümünün iyonlaştırılmasından sonra, geride kalan çekirdeğin yükü ölçülerek belirlenebilir. Baz Nedir Bazların genel özellikleriBaz Nedir, bazlar hakkında bilgiBazlar genel olarak aşağıdaki gibi tanımlanabilirler. Arrhenius Suda çözündüklerinde sulu çözeltilerine hidroksit iyonu OH– verebilen bileşiklere maddelere bazdenir. Lowry – Bronsted Suda çözündüklerinde sulu çözeltilerinden proton alabilen bileşiklere maddelere baz denir. Lewis Kimyasal bağ yaparken kovalent bağ oluştururken elektron verebilen bileşiklere maddelere baz Özellikleri1. Suda iyon oluşturarak çözünürler. Çözeltileri elektrik akımını Tatları acıdır. Sabun köpüğünün acılığı yapısındaki sodyum hidroksitten, karabiberin acılığı yapısındaki piperidin bazından ileri Boya maddelerine etki ederler. Kırmızı turnusolu mavi, renksiz fenolftaleini pempe Amfoter metallerle Zn, Al, Pb, Sn... tepkimeye girerek hidrojen gazı Pb ve Sn da amfoter özellik gösterir. Bu elementlerin hem kendileri hem de oksitleri ve hidroksitleri amfoter özellik Elle tutulduklarında kayganlık hissi verirler. Sabunun, yumurta akının ve deniz suyunun kayganlıkları yapılarındaki bazlardan Asitleri nötrleştirirler. Yani asitlerle veya asit oksitlerle tuzları Metal oksitlerin su ile tepkimesinden elde kullanım alanı oldukça geniştir. İçtiğimiz koladan, kullandığımız ilaçlara kadar bir çok yerde asit bileşiklerine rastlarız. Örneğin hepimizin bildiği ve bir çoğumuzun kullanmış olduğu "Aspirin" yapımında bu asit bileşiklerinden yapmında bri asit olan salisilik asit sofralarımızda kullandığımız limon tuzu ise sitrik asitten başkası ise şampuan, diş macunu, sabun, traş köpüğü gibi bir çok şeyde kullanılmaktadır. Bazların sahip olduğu kaygan yapı buralarda kendini iyice hisstetirmektedir. Asit nedir Asit nedir özellikleri nelerdirAsitlerin genel özellikleriAsitler, suyla hidrojen iyonları üreten hidrojen özellikleriTadları çözeltileri elektirik akımını turnusol kağıdının rengini kırmızıya tepkimeye girerek tuz+H2 çözündükleri zamanki iyonlaşma miktarlarına göreKuvvetli tamamen iyonlaşanasitler örnHClZayıf tamamen iyonlaşamayan asitler örnCH3COOH olmak üzere ikiye iyonları çözeltiyi asidik yapar. Asitler turnusol kağıdına kırmızı renk verir. Eski Türkçe’de hamız, ve bazı kaynaklarda da ekşit çoğu asit içerir. Limonda sitrik asit, sirkede ise asetik asit bulunur. Farklı asitler, limona, sirkeye, ekşi elmaya ve şerbete keskin tadını verir. Aküler, sülfürik asit; midedeki sindirim sıvıları, hidroklorik asit içerir. Asitler, suda eridiğinde hidrojen iyonları H+ üreten madde çözeltileridir. Asit maddelerin çoğu, saf katılar, sıvılar ya da gazlar olarak bulunsa da, sadece suda eridiğinde asit gibi tepki Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanır Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanırSilindirin küpün dikdörtgenin kare prizmanın dik prizmanın hacimleri Geomatrik cisimlerin hacimleri nasıl hesaplanır?SİLİNDİR'İN HACMİH = taban = alırız, r taban yarıçapı, h yükseklikkonserve tenekesiörnek Taban yarıçapı 4cm ve yüksekliği 5cm olan silindirin hacmini bulunuz.π=3H= 240cmküpKÜP'ÜN HACMİH = küpün bir kenarının uzunluğuküp şekerörnek Bir ayrıtının uzunluğu 5cm olan küpün hacmini 125cmküpDİKDÖRTGENLER PRİZMASI'NIN HACMİH = en, b boy, c yüksekliğikibrit kutusuörnek Boyutları 3cm, 4cm, 5cm olan dikdörtgenler prizmasının hacmini 60cmküpKARE PRİZMA'NIN HACMİH = taban H = kare olan tabanın bir kenarı, b yükseklikörnek Taban ayrıtının uzunluğu 5cm ve yüksekliği 10cm olan kare prizmanın hacmini 250cmküpDİK PRİZMALARIN HACMİV= taban alanı X yükseklikalıntı Çemberin Tarihsel Gelişimi Çemberin Tarihsel GelişimiÇemberin TarihçesiÇemberin Tarihsel GelişimiBu şekli, diğer insan ve hayvanların gözbebekleri ile gökyüzündeki Güneş ve Ayda görüyordu. Derken, elindeki sopa ile, kum gibi düzgün yüzeylere daire çizdi. Sonra düşündü; bazı daireler küçük, bazıları ise büyük. Görüyordu ki sezinliyordu ki, dairenin bir ucundan öteki ucuna olan uzaklığı çapı, büyürse, çevresi de o kadar büyüyordu. Sonra gene düşündü, cilalı taş devri insanı, artık soyutlamasını yapmıştı. Dairenin; çevresinin uzunluğu ile çapının uzunluğu orantılıydı. Çevrenin çapa oranı, daireden daireye değişmiyor, sabit kalıyordu. Demek ki; bugünkü gösterim şekliyle, bu sabit orana dersek; Çevre/Çap = oranın sabitliği anlaşıldıktan sonra, sabit oran değerinin, sayı olarak belirlenmesi matematikçi Leonard Euler, 1737 yılında yayınladığı eserinde, daire çevresinin çapına oranı söz konusu olduğunda, bu sembolü kullandı. Leonard Euler'den önce gelen bazı matematikçiler tarafından da, bu sembol kullanılmıştır. Ancak, Leonard Euler'den sonra gelen, tüm matematikçiler bu sembolü benimseyip kullandılar. Rasyonel Sayılarda Sıralama Nasıl Yapılır Rasyonel Sayılarda SıralamaRasyonel Sayılarda Sıralama Nasıl YapılırRasyonel Sayılar SıralamaPozitif kesirlerde sıralama yapılırken aşağıdaki yollardan biri YolPaydaları eşit olan eşitlenen kesirlerden payı en büyük olan diğerlerinden daha YolPayları eşit olan eşitlenen kesirlerden paydası en küçük olan diğerlerinden daha YolPayı ile paydası arasındaki farkı eşit olan basit kesirlerde payı en büyük olan diğerlerinden daha ile paydası arasındaki farkı eşit olan bileşik kesirlerde payı en büyük olan diğerlerinden daha verilen yöntemler pozitif kesirlerde geçerlidir. Negatif kesirlerde ise durum Çemberin Kuvveti Çemberin KuvvetiÇember KuvvetiÇemberin KuvvetiKUVVET 1. Çemberin Dışındaki Bir Noktanın Çembere Göre Kuvveti [PT, T noktasında çembere teğet, [PB ve [PD çemberi kesen ışınlar Kuvvet = PT2 = PA . PB = PC . PD 2. Çemberin İçindeki Bir Noktanın Çembere Göre KuvvetiBir çemberin içindeki bir noktada kesişen iki kiriş üzerinde, kesim noktasının ayırdığı parçaların uzunlukları çarpımı sabittir. Kuvvet = PA . PB = PC . PD Çemberin üzerindeki bir noktanın çembere göre kuvveti sıfırdır 3. İki Çemberin Kuvvet Ekseni Kuvvet ekseni üzerindeki noktaların her iki çembere göre kuvvetleri Dıştan teğet iki çemberin kuvvet ekseni teğet noktasından geçer. Kuvvet ekseni çemberin merkezlerini birleştiren doğruya teğet noktasında diktir. O1O2 = r1 + r2 b. İçten teğet çemberlerin kuvvet ekseni teğet noktasından geçer. Kuvvet ekseni merkezlerden geçen doğruya teğet noktasında diktir. O1O2 = r1 – r2 c. Kesişen çemberlerde kuvvet ekseni çemberlerin kesişim noktalarından geçer ve merkezleri birleştiren doğruya diktir. O1O2 r1 + r2 Rasyonel Sayılarda Ondalık Sayılar Rasyonel Sayılarda Ondalık Sayılar Konu anlatımı Ondalık Sayılar ile ilgili çözümlü sorular RASYONEL SAYILARDA ONDALIK SAYILAR m Є Z ve n Є Z+ olmak üzere, m / 10n şeklinde yazılabilen kesirlere Ondalık Kesir, sayılara da Ondalık Sayılar denir. Yani, paydası 10' un kuvveti olan kesirler sayılar dir. Burada a ya tam kısmı, bcd ye de kesir kısmı denir. Her doğal sayının ondalık kesir kısmı sıfırdır. 5,0 ; 175,0 ; 1453,0 B. ONDALIK KESİRLERDE ÇÖZÜMLEME Bir ondalık kesri basamak değerlerinin toplamı biçiminde ifade etmeye ondalık kesri çözümleme denir. C. ONDALIK KESİRLERDE DÖRT İŞLEM 1. Toplama – Çıkarma Ondalık kesirler toplanırken, virgüller alt alta gelecek şekilde yazılır ve doğal sayılarda toplama – çıkarma işleminde olduğu gibi toplama – çıkarma işlemi yapılır. Sonuç, virgüllerin hizasından virgülle ayrılır. 2. Çarpma Ondalık kesirlerin çarpımı yapılırken, virgül yokmuş gibi çarpma işlemi yapılır. Sonuç, çarpılan sayıların virgülden sonraki basamak sayılarının toplamı kadar, sağdan sola doğru virgülle ayrılır. 3. Bölme Ondalık kesirlerin bölme işlemi yapılırken, bölen virgülden kurtulacak biçimde 10 un kuvveti ile çarpılır. Bölünen de aynı 10 un kuvveti ile çarpılarak normal bölme işlemi yapılır. D. DEVİRLİ ONDALIK AÇILIMLAR Bir rasyonel sayı ondalık yazıldığında, ondalık kısmındaki sayılar belli bir rakamdan sonra tekrar ediyorsa bu açılıma devirli ondalık açılım denir. Devreden kısım üzerine — işareti konulur. Her devirli ondalık açılım bir rasyonel sayı belirtir. Her rasyonel sayının bir devirli ondalık açılımı vardır. Bazı devirli ondalık açılımlar ondalık kesir değildir. 0,333… gibi. Çünkü rasyonel sayı olarak yazıldıklarında, ondalık kesir tanımına uymuyor. E. DEVİRLİ ONDALIK AÇILIMLARI RASYONEL SAYIYA ÇEVİRME Bir devirli ondalık açılıma karşılık gelen rasyonel sayıyı bulmak için aşağadaki yol takip edilir. Pay için “sayı aynen yazılır, devretmeyen kısım çıkarılır.” Payda için “virgülden sonra devreden rakam sayısınca 9 devretmeyen rakam sayısınca 0 yazılır.” İfadeleri kullanılır. Devreden sadece 9 ise pratik olarak bir önceki rakam 1 artırılır. Devreden sayı iptal edilir. Paydası 10 un bir kuvveti olan veya bu şekle getirilebilen her rasyonel sayı sıfır devredenli bir ondalık açılıma sahiptir. F. ONDALIK KESİRLERDE SIRALAMA Ondalık kesirlerde karşılaştırma yapılırken, soldan sağa doğru, aynı basamaktaki rakamlar karşılaştırılır. Bu karşılaştırmada, sayı değeri büyük olan rakamın yer aldığı kesir, diğerlerinden büyük olur. G. BİR ONDALIK KESRİ VERİLEN BİR BASAMAĞA GÖRE YUVARLAK YAPMA Bir ondalık kesri, kendisine eşit olarak alınabilecek yaklaşık değerlerle ifade etmeye yuvarlak yapma denir. Yaklaşık ifade etme sembolü » şeklindedir. Bir ondalık kesri, verilen bir basamakta yuvarlak yapmak için, bu basamağın sağındaki rakama bakılır. Rakamın sayı değeri; 5 ten küçük ise verilen basamaktaki rakam aynen kalır ve sağındaki basamaklar atılır. 5 ve 5 ten büyük ise, verilen basamağın sayı değeri 1 artırılır ve sağındaki basamaklar ÖRNEK SORU 1 5X – 1 kesri bileşik kesir ise, x nedir? ÇÖZÜM lx-l ≤ 5 ve x – 1 ≠ 0 olmalı -5 ≤ x – 1 ≤ 5 -5+1 ≤ x-1 +1 ≤ 5+ 1 -4 ≤ x ≤ 6 ve x ≠ 1 b/c ye tamsayılı kesir denir. 5 2/3-4 ¼=17/3-17/4=68-51/2 4 3 =17/12 bulunur. sadeleştirme ve genişleştirme yapılır. 2/3= =2-3/3-3=-6/-9=6/9 20/30= arasında toplama,çıkarma,çarpma,bölme işlemleri ve çıkarma işlemlerinde paydaların eşit olması gerekir. Örnek soru 1/2a1-/a2=1-2/2a=-1/2a=-1/2a=1/-2a problemlerinde önce parantez içi işlemler parantez ok ise önce bölme, çarpma sonra toplama ve çıkarma işlemleri yapılır. Örnek soru 3 [3.1 +5/3]1/7].1/4+1/3]6 işleminin sonucu aşağıdakilerden hangisidir? A 16 B 49/9 C 21 D 16/3 Çözüm [3.1+5/31/7.1/4+1/3]6 [ [ bulunur. Örnek soru 4 1 işleminin sonucu kaçtır? A 0 B 1/12 C 5/24 D 1 ÇÖZÜM = =3/ =1/2-1+1/2=0 10, 100, 1000,... şeklinde kesirlere ondalık sayı denir. A/10=0,a ab/10=a,b kesirler ondalık sayıya çevrildiğinde virgülden sonrası düzenli olarak sonsuza kadar devam sayılara devirli ondalık sayılar denir. Örnek soru 2/9 kesrini ondalık olarak yazarsak; ondalık sayılar rasyonel sayıya çevrilirken aşağıdaki formül kullanılır. Ab,cde=abcde-abcd/900 =sayının tamamı-devretmeyen sayı/virgülden sonra devreden kadar 9 virgülden sonra devretmeyen kadar 0 10. pozitif kesirler arasında sıralama yapılırken şu yollardan herhangi biri kullanılır. a- Paydaları eşitlenir, payı büyük olan büyüktür. b- Payları eşitlenir, paydası küçük olan büyüktür. c- Ondalık sayıya çevrilir. d- Pay ve payda arasındaki fark aynı ise basit kesirlerde payı büyük olan büyüktür. Bileşik kesirlerde ise payı küçük olan büyüktür. 3/833/2310 fark 11. Negatif kesirler sıralanırken önce pozitif gibi sıralanır, sonra sıralanma ters çevrilir. Örnek a=-1/2, b=-2/3, c=-3/5 ise a,b ve c yi sıralayınız. Çözüm 1/2 , 2/3, 3/5 sayılarını sıralayalım. Bu kesirlerin paylarını 6 da eşitlersek sırasıyla; 6/12, 6/9, 6/10 olur. 6/12-3/5>-2/3 a>c>b bulunur 12. Rasyonel sayılarda arada olma iki rasyonel sayı arasında sonsuz çoklukta rasyonel sayı vardır. xÖrnek soru 1örnek soru ½ ile 2/3 rasyonel sayıları arasında ve paydası 36 olan kaç tane rasyonel sayı yazılabilir? Çözüm 1/2 =18/36 ve 2/3=24/36 18 12 1/2Örnek soru 0,0039/0,13=39/10000/13/100 =39/ örnek soru x pozitif bir ondalık bir tamsayı olduğuna göre, x in virgülden sonraki kısmı nedir? Çözüm X+1/20 X+0,05=1,00 ↓ 0,95+0,05=1,00 öyleyse x in virgülden sonraki kısmı 0,95 olur. Örnek soru 1,2,3,4,5 rakamlarının ikisinden oluşturulan iki basamaklı bir sayı pay, öteki ikisinden oluşturulan iki basamaklı bir sayıda payda olmak üzere, elde edilebilecek kesirlerden en küçüğünün yaklaşık değeri nedir? Çözüm Sayımız 23/54 ≡ 0,43 bulunur. Örnek soru Bir sayıyı 0,25 ile çapmak, bu sayıyı kaça bölmektir? Çözüm A. 0,25 A. 25/100= Bir sayıyı 0,25 ile çapmak bu sayıyı 4 e bölmek demektir. Örnek soru A=11/10, B=101/100, C= 1001/1000, D= 10001/10000 Olduğuna göre, bu sayıları sıralayınız. 11/101000, 101/100100, 1001/100010, 10001/100001 11000/10000, 10100/10000, 10010/10000, 10001/10000 paydaları eşit olan pozitif kesirlerden payı büyük olan daha büyük olduğu için a>b>c>d bulunur. Örnek soru 0,5161616... devirli periyodik ondalık sayısını rasyonel sayı biçiminde ifade ediniz. Çözüm 0,5161616...=0,516 =516-5/990=511/990 ÖRNEK SORU 2-1/2+1/2+2/3+4/3-3+1/3 ÇÖZÜM 2-1/2+2+1/2/3+4/3-3+1/3 =2+2/13-10=2/3=8/ Bulunur. Örnek soru Dört arkadaş bir tepsi baklavayı şekildeki gibi paylara göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur? payı hakan’ın payından azdır. payı, ALİ’NİN payından fazladır. payı, MERAL’in payına eşittir. payı, AYŞE’nin payına eşittir. Çözüm 1/42 +3/8+1/8=2/8+3/8+1/8=6/8 Tamamı 8/8 dir. Ayşe’nin payı 8/8-6/8=2/8=1/4 Meral’in payı Ayşe’nin payına eşit olur. Örnek SORU 3/22/2-2/22/3 İşleminin sonucu kaçtır? Çözüm 3/ 3/413/14=3-12/4 =-9/4 bulunur. Örnek soru A=6/7,b=10/11,c=12/5 sayılarının küçükten büyüğe doğru sıralanışı nedir? Çözüm Payı paydasından büyük olan pozitif kesirler 1 den büyük, paydası payından büyük olan pozitif kesirler 1 den küçük olduğu için a ve b,1 den küçük, c,1 den büyüktür. Prizmaların Genel Özellikleri Prizmaların Genel ÖzellikleriPrizmaların Genel Özellikleri NelerdirPrizma, optikte düz yüzeyleri olan ve ışığı kıran saydam bir cisimdir. Yüzeyler arası açıları uygulamaya bağlı olarak genellikle camdan yapılır ancak tasarlanıldığı dalgaboyuna özel olarak herhangi bir saydam malzeme de prizma ile üstünde durduğumuz ölçü doğrusunun ancak bir tarafını görebiliriz. İki prizmayı üst üste koyarak doğrunun her iki tarafını birden görebiliriz. Bu prizmalara çift prizmalar denir. Bu tip prizmalar; ölçü alırken, bir noktadan bir doğruya inen dik doğruyu ve bir doğrudan bir noktaya çıkan dik doğruyu bulmamızı Prizmaların Formülleri 8. Sınıf Prizmaların Formülleri 8. Sınıf8. Sınıf Prizmaların FormülleriKARE alanı= alan alanı x yükseklik__= alanalt taban+üst taban+yan alan= alan alanı alanalt taban+üst taban+yan alan= alanı x yükseklik= ÜÇGEN alanı alan alantaban alanları+yan alan=2.+ V=taban alanı x yükseklik= alan çevresi x yükseklik= Alanı Alan Taban Alanları + Yan Alan=2. V=taban alanı x yükseklik= PRİZMAalıntıKARE DİK PRİZMAalıntıalıntı Çemberin Bulunuşu çemberi kim buldu Çemberi kim bulduPi sayısının bulunuşuÇember ile pi sayısının bulunuşunu bağdaştırabiliriz. Genellikle bilinen en basit pi sayısı pek fazla birşey ifade etmese de yaygınca kullanılır ve bu bakımdan anlamlıdır. Bu sayı aslında bir orandır ve dairenin çevresinin çapına bölümünden elde edilir. Bu oran 3,14 olarak bilinir. Bunu kendiniz de ölçebilirsiniz, mesela evde herhangi bir dairesel cisim bulun fakat mümkün olduğunca büyük olmasına dikkat edin. Elinizde bir bardak var diyelim, eğer bir mezura ile bardağın önce çevresini daha sonra da çapını ölçüp bölerseniz her zaman sonucuna ulaşırsınız. Tabi sonucun aslına en yakın olması için gerçekten hassas bir ölçüm yapmak animasyonda pi sayısının ispatı olarak inçlik çapa sahip bir dairenin doğrusal olarak açıldığında 4 inçlik bir mesafeye karşılık geldiği gösteriliyor. Anlaşılacağı üzere 4 inççevre / çap = Görüldüğü üzere pi sayısı aslında çok basit bir temele sahiptir ve değiştirilemez bir sabit orandır. Fakat aynı zamanda Pi sayısı bir irrasyonel sayı olduğundan, hiçbir zaman sonlu bir tamsayı düzeninde ifade edilemez ve virgülden sonra sonsuz sayıda tekrarsız rakam içerir. Babilliler’den beri ortadoğu ve akdeniz uygarlıklarının pi sayısının varlığından haberdar oldukları bilinmektedir. Farklı antik uygarlıklar pi sayısı için farklı sayıları kullanmıştır. Örneğin MÖ 2000 yılı dolaylarında Babilliler π = 3 1/8, Antik Mısırlılar ise π = 256/81 yani yaklaşık 3,1605′i kullanmaktaydı. Yine de çok uzunca bir süre π’nin bir irrasyonel sayı olup olmadığı anlaşılamamıştır. 1761 yılında Johann Heinrich Lambert’in yayımladığı ispatla sabitin irrasyonel bir sayı olduğu kanıtlanmıştır. Günlük kullanımda basitçe 3,1416 olarak ifade edilmesine rağmen gerçek değerini ifade etmek için periyodik olarak tekrar etmeyen sonsuz sayıda basamağa ihtiyaç vardır. İlk 65 basamağa kadar ondalık açılımı şöyledir3, 14159 26535 89793 23846 26433 83279 50288 41971 69399 37510 58209 74944 5923 Çemberin Doğruyla İlişkisi Çember ve doğruÇemberin Doğruyla İlişkisiKİRİŞÇemberin bir noktasından diğer noktasını birleştiren doğru iki noktada kesen doğru parçasına kesen bir ortak noktası olan doğruya teğet denir. Rasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemler Rasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemlerRasyonel Sayılarda Merdivenli İşlemler Ve Çözümler Merkezi belli olmayan bir çemberin merkezi nasıl bulunur? Bir çemberin merkezi çapının orta noktasıdır. Yani çemberin çapı bulunarak merkezi bulunabilir. ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konu anlatımıİKİNCİ DERECEDEN BİR BİLİNMEYENLİ DENKLEMTANIM a, b, c reel sayı ve a 0 olmak üzere , ax2+bx+c=0 ifadesine , x e göre düzenlenmiş ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklem denir. Denklemi sağlayan eğer varsa x reel sayılarına denklemin kökleri, tüm köklerin oluşturduğu kümeye denklemin çözüm kümesi, çözüm kümesini bulmak için yapılan işleme de denklem çözme –7x+6=0 ifadesi x e bağlı ikinci dereceden bir bilinmeyenli bir denklemdir.•Bu denklemde; a=4, b=-7 ve c=6 2y2 –5y+1 = 0İfadesi y ye bağlı ikinci dereceden bir bilinmeyenli bir denklemde; a=2, b=-5 ve c= 1 ax3 + 3x2 + 4x3 –ax –2 = 0Denklemi ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklem olduğuna göre, a kaçtır?ÇÖZÜM ax3 + 3x2 + 4x3 –ax –2 = 0 a+4x3 + 3x2 –ax –2 = 0Denkleminin ikinci dereceden bir denklem olması için denklemde x3 lü terim halde, a + 4= 0 => a= -4 olur. KÖK + bx + c =0 ifadesi çarpanlarına ayrılabiliyorsa her çarpan sıfıra eşitlenerek kökler x-1 x-1 x-3 + x-5 =0Denkleminin kökleri x1 ,x2 olduğuna göre x1 + x2 toplamı kaçtır?ÇÖZÜM x-1 x-1 x-3 + x-5 =0 x-1 x-5 + x-1 x-3 = 0 x-1 x-5 + x-3 = 0 x-1 2x – 8 = 0 x-1= 0 => x1 =1 veya 2x-8= 0 => x2 = 4 tür. x1 + x2 = 1 + 4 = 5ÖRNEK 4x + 2 . 42-x –18 = 0 denkleminin kökleri toplamı kaçtır?ÇÖZÜM 4x + 2 . 42-x –18 = 0 4x + 2 . 42 . 4-x –18 = 0 1 4x + 32 . 4x –18 = 0 4x2 –18 .4x + 32 = 0 -16 -2 4x –16 . 4x –2 = 0 4x –16 = 0 => 4x = 16 => x1 = 2 1 4x –2 = 0 => 4x = 2 => x2 = 2 1 5 O halde, x1 + x2 = 2+ 2 = 2 0 ax2 + bx + c = 0 denkleminde; c i a + b + c = 0 ise köklerden biri 1, diğeri a dır. - c ii b = a + c ise köklerden biri -1 , diğeri a dır. ÖRNEK 9x2 + 17x + 8 = 0 denkleminde; a = 9, b = 17 , c = 8 b = a + c olduğundan bu denklemin kökleri x1 = -1 ve x2 = - 8 dur. 9nÖRNEK m + 2x2 + m – n + 2x –n = 0ikinci derece denkleminin köklerinden biri 6 ise, bu denklemin kökleri toplamı kaçtır?ÇÖZÜM m + 2x2 + m – n + 2x –n = 0 denkleminde, a = m + 2, b = m –n + 2, c = -n ve b = a + c olduğundan denklemin köklerinden biri -1 dir. Diğer kök 6 olduğundan kökler toplamı -1 + 6 = 5 + bx + c = 0 a ≠ 0 ndenkleminin köklerini diskriminant yöntemi ile = b2 –4acni 0 ise iki farklı reel kök > 0 olmak üzere denklemin köklerin -b + -b n x1 = 2a ve x2 = 2a şeklinde x2 – 4x + m + 1 = 0 denkleminin eşit iki kökünün olması için m kaç olmalıdır?ÇÖZÜM Denklemin eşit iki kökün olması için = 0 olmalıdır. = -42 –4 .1. m + 1 0 = 16 –4m = 12 –4m m = 3 a + 1x2 –2a + 7x + 27 = 0 a ≠ -1 olmak üzerendenklemin kökleri eşit olduğuna göre, a’ nın alabileceği değerler toplamı kaçtır? 1998 / ÖSYSÇÖZÜM a + 1x2 –2a + 7x + 27 = 0 denklemin kökleri eşit ise = 0 olmalıdır. = 4. a + 72 –4 . 27 . a + 1 0 = a2 + 14a + 49 – 27a –27 a2 - 13a + 22 = 0 Bu denklemi sağlayan a değerlerinin toplamı -13 a1 + a2 = - 1 = 13 ≠ 0, ax2 + bx + c = 0 denkleminin; i Simetrik iki kökünün olması için b = 0 olmalıdır. ii Simetrik iki reel kökünün olması için, b = 0 ve a .c > 0 ax2 – a2 –4 x + 4 = 0 denkleminin simetrik iki reel kökü olduğuna göre, a kaçtır?ÇÖZÜM ax2 – a2 –4 x + 4 = 0Denkleminin simetrik iki reel kökünün olması için,a2 –4 = 0 ve 4 .a > 0 –4 = 0 => a = -2 ve a = 2 a p .q= 2 2pq = p2 + q2 p2 –2pq + q2 = 0 p – q2 = 0 ise p – q = 0 p = q halde, kökler eşit olduğundan =0 x2 –2x + a = 0 denkleminin kökleri x1 ve x2 olduğuna göre a’ nın hangi değeri için x1 + x2 + x1 . x2 = 5 olur?ÇÖZÜM x2 –2x + a = 0 denkleminin kökleri x1 ve x2 ise x1 + x2 = 2 ve x1 . x2 = a dır. O halde, x1 + x2 + x1 . x2 = 5 => 2 + a = 5 a = 3 x2 + x1 + 4x –3x2 = 0 denklemin kökleri sıfırdan farklı olan x1 ve x2 x2 + x1 + 4x –3x2 = 0 denkleminde, a = 1, b= x1+4, c=-3x2 c x1x2 = a => x1x2 = -3x2 x1 = -3 tür. -b x1 + x2 = a => x1 + x2 = -x1 –4 x2 = -2x1 –4 x2 = -2-3 –4 x2 = 2 olur. O halde, denklemin büyük kökü x2 = 2 VERİLEN İKİNCİ DERECE DENKLEMİN YAZILMASIa ≠ 0 olmak üzere, kökleri x1 ve x2 olan ikinci dereceden denklem a . x – x1 . x – x2 = 0 dir. Bu denklem düzenlenirse, x2 –x1 + x2 . x + x1 . x2 = 0 denklemi elde edilir. ÖRNEK Kökleri –2 ve 3 olan ikinci dereceden denklem nedir?ÇÖZÜM Kökleri x1 ve x2 olan ikinci dereceden denklem x2 –x1 + x2 x + x1 . x2 = 0 dır. x1 = -2 ve x2 = 3 ise denklem x2 – -2 + 3x + -2 . 3 = 0 x2 –x -6 = 0 ÇÖZÜMLERİ fxfx > 0, fx . gx x = 1 3-x = 0 => x = 32x = 1 ve x = 3 birer tane olduğundan tek katlı x -∞ 1 3 +∞ - + - 0 0 +.- = - {x * 1≤ x ≤ 3, x € R}ÖRNEK x+2 . x-2 x + 1 ≤ 0ÇÖZÜM1x + 2 = 0 => x = -2 x –2 = 0 => x = 2 x + 1 = 0 => x = -12x = -2, x = 2 ve x = -1 kökleri birer tane olduğundan, tek katlı x -∞ -2 -1 2 +∞ - + - + 0 ∞ 04+ . + . + = + Ç = {x € R x ≤ -2 veya –1 x = 2, x = 4 1-x 5+x = 0 => x = 1, x = -5Şimdide her birinin ayrı ayrı işaretini inceleyelim. x -∞ -5 1 2 4 +∞x-24-x - - - + -1-x5+x - + - - -İşaret tablosunda görüldüğü gibi, birinci eşitsizliğin -, ikinci eşitsizliğin + olduğu bölge [-5, 1] aralığıdır. O halde, çözüm kümesi Ç = [-5, 1] + bx + c > 0 eşitsizliğinin daima sağlanması için a > 0 ve = b2 – 4ac m m –22 –4m –2 . m –1 2dir..........2 1 ve 2 yi sağlayan m değerleri m 0 b a . fk > 0 c k 0 b a . fk > 0 c k > -b olmalıdır. 2aiv a . fk = 0 ise, k köklerden birine eşittir. Bu durumda aşağıdaki üç maddeye bakılır. -bak > 2a ise x1 a . f2 1 . 22 –2m –2 + m -m + 2 m > 2 p + 6x2 + 17p + 1x + 5p –2 = 0 denkleminin gerçel kökleri x1 ve x2 x2 olması için p’nin alabileceği değerler nedir?ÇÖZÜM Denkleminin kökleri x1 x2 şartlarını sağladığına göre,x1x2 < 0 ve x1 + x2 < 0 dır. c 5p – 2x1x2 = a = p + 6 < 0 ...................... 1 -b 17p + 1x1 + x2 = a = p + 6 < 0...................2p + 6x2 + 17p + 1x + 5p –2 = 0 p -6 -1 2 x1x2 + - - +x1 + x2 - + - - ÇÇ = -1 , 2 dir. Enerji ve Enerji Çeşitleri ENERJİ NEDİR?Enerji kısaca iş yapabilme yeteneğidir. Tıpkı uzunluklar gibi skaler büyüklüktür. Toplamda 8 ana enerji çeşidi verdır. Bunlar potansiyel, kinetik, ısı, ışık, elektrik, kimyasal, nükleer ve ses enerjisidir. Unutmamamız gereken ise hiçbir enerjinin kaybolmadığıdır. Olsa olsa başka bir enerji türü ENERJİBir cismin konumu ve durumu yüzünden sahip olduğu enerjidir. Gerilmiş bir yayda, havada duran bir cisimde ve iple tavandan asılı bir modelde potansiyel enerji vardır. Kısaca yüksekliği olan ya da gerilmiş/sıkıştırılmış tüm cisimlerde potansiyel enerji ENERJİKinetik enerjiye sahip olmak için bir cismin hareket ediyor olması lâzımdır. Yani kinetik enerji hızı olan cisimlerin sahip olduğu enerji çeşididir. Bunlara örnek olarak koşan çocuk, dönen tekerlek ya da yüksekten düşen bir top ENERJİSİCisimlerin sıcaklıkları yüzünden sahip olduğu enerjidir. Sıcaklığı yüksek ya da düşük bütün maddelerin ısı enerjisi vardır. Örnek verecek olursak ampul, elektrik sobası, jeotermal enerji, ısıtıcılarELEKTRİK ENERJİSİBu enerji türü bu sitedeki ana başlıklardan birini oluşturur. Cisimlerin elektrik yükleri sebebiyle sahip oldukları enerjidir. Eğer bu konu hakkında daha çok bilgi edinmek istiyorsanız buraya ENERJİSİBu enerji türü karanlık bir odayı aydınlatabilecek bir enerji türüdür. Zaten adı üstünde. Yanan odun, ampul, Güneş, lamba vb. şeyler bir şekilde sahip oldukları enerjinin bir kısmını ışık enerjisine ENERJİMaddelerin kimyasal reaksiyonlarda bulunması sonucu ortaya çıkar. Yanma, Yakma ve benzeri olaylar bir enerji sonucu olur ve onlar da bir enerji açığa ENERJİFisyon veya füzyon sonucu meydana gelir. Nükleer santrallerden bu şekilde elektrik elde eder. Bir şemasını görmek için buraya tıklayın.SES ENERJİSİSesin enerjisi olduğunu nasıl anlayabiliriz? Şu örnekle açılanabilir Camın kırılması. Hani o yüksek şiddetteki çığlıkların kırdığı camları anımsayın. Bunlar sesin enerjisi yüzündendir. Zilin kinetik enerjisi ses ve biraz da ısı enerjisine dönüşür. Yani kol zile vurdukça sesin çıkması enerji DÖNÜŞÜMÜDaha önce de bahsettiğimiz gibi hiçbir enerji kaybolmaz. Sadece dönüşüm sonucu başka bir enerji türü olur. Yani, evrendeki enerji toplamı değişmez. Buna enerjinin korunumu denir. Bu kısmı daha çok şekiller vasıtasıyla anlatmak istiyorum. Şekilleri görmek için başlıklara örneğimiz hidroelektrik santrali. Kademe kademe anlatmakta yarar gelen suyun kinetik enerjisi barajda potansiyel enerjiye potansiyel enerji kapaklardan akarak doğrusal hareketle bir kinetik enerjiye da türbin görevi devralır. O doğrusal hareketi dairesel harekete çevirir; ama hâlen kinetik türbinden aldığı bu enerjiyi elektrik enerjisine çevirir ve trafolara sonra uzun bir yolculuk sonrası evinize gelen elektrik fırınlarda ısı enerjisine, saç kurutma makinelerinde ısı enerjisine ve kinetik enerjiye, ampulde ise ışık enerjisine 5 kademe atlatmış olan kinetik enerji sonunda bizim yararımıza çalışmış ANİ FREN YAPMASIBu hidroelektrik santralinin işleyişinden daha basittir; ama sonuç olarak enerji dönüşümü olduğu için yazmak yakıtın yanması kimyasal enerji basınç yaratarak pistonu aşağı iter ve bu enerjisini kinetik, doğrusal krank miline mili alığı bu enerjiyi doğrusaldan dairesele çevirir ve tekerleklere aldığı bu dairesel hareketi doğrusal harekete çevirir ve araba hareket etmeye sonra sürücü önüne bir şey çıkınca durmaya kalarsa arabanın hareketi yavaşlar, yani kinetik enerjisi de enerji kaybolmaz, sadece ses ve ısı enerjisine dönüşür. Fren balatalarının disklere sürtmesi sonucu ses ile ısı ve lastiğin sürtünmesi sonucu da yine ısı ortaya ENERJİPotansiyel enerji belli bir yükseklik ya da gerginliği olancisimlerin sahip olduğu enerji türüdür. Biz aşağıda sadece yükseklik bahsini olan her şeyin potansiyel enerjisi de vardır. Bu enerji gerektiğinde kullanılarak başka enerjilere dönüşebilir örneğin bir kitabı yüksekte tutarken bırakırsak potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür.POTANSİYEL ENERJİYİ HESAPLAMAPotansiyel enerji 3 şeye bağlıdır cismin kütlesi, cismin yerden yüksekliği ve yerçekimi. Bunların hepsiyle doğru orantılıdır, yani biri arttığında potansiyel enerji de verilen bilgilere de dayanarak potansiyel enerjinin fomülünü vermek istiyorum. Hatırlarsanız Enerjiyi “E”, potansiyel enerjiyi de “EP" olarak x yerçekimi x yükseklik yani EP=m x g x hÖrnekKütlesi 10 kg olan bir taş yerden 5 m yüksekte duruyor. Bu taşın sahip olduğu potansiyel enerji kaç Joule’dür? g=10N/s2EP= . 10 m/s2 . 5 mEP=10kg m2/s2EP=10 JKİNETİK ENERJİBir cismin kinetik enerjisinin 0’dan büyük olması bize o cismin hareket ettiğini anlatır. Yani kinetik enerji sadece hareketlilerde mevcuttur ve bu enerjiyi “cismin hereket ettiği için sahip olduğu enerji” diye tanımlarız. Bu enerji elektrik üretmede ENERJİYİ HESAPLAMAKinetik enerji, potansiyel enerjiden farklı olarak 2 şeye bağlıdır cismin kütlesi ve cismin hızı. Bunların ikisiyle de doğru enerjinin fomülü şu şekildedir. Hatırlarsanız Enerjiyi "E", kinetik enerjiyi de "EK" olarak x m x v2Örnek2 saniyede 520 m yol alan ve 300 000 kg kütleye sahip olan bir Boeing 747’nin sahip olduğu kinetik enerji tam hız giderken kaç Joule’dür?EK = ½ . 260 .260 . 300 000EK = 2602. 150 000EK =10 140 000 000 J Maddenİn Ayrilmasi MADDENİN AYRILMASIDoğada binlerce tür madde vardır. Maddeler doğada genellikle karışım hâlinde bulunur. Başkaca maddelerden arıtılmış katışıksız maddelere saf madde, iki ya da daha fazla maddenin karıştırılmasıyla oluşan katışığa karışım denir. Örneğin; demir, alüminyum, oksijen, su, şeker, naftalin, yemek tuzu vb. saf maddeler iken; hava, toprak, süt, kan, kum, tuzlu su vb. karışım hâlindeki oluşturan maddeler bileşen adıyla anılır. Örneğin; hava bir karışımken, havayı oluşturan azot, oksijen vb. gazlar hava karışımının hâlindeki maddeler, karışımı oluşturan bileşenlerin karışım içindeki dağılımına göre homojen ve*ya heterojen karışımlar olmak üzere ikiye ayrılır. Karışımı oluşturan bileşenlerin dağılımı, karışımın her nokta*sında aynı ise homojen karışım denir. Homojen karışımlara çözelti de denir. Karışımın her noktasında madde dağılımı farklı ise heterojen karışım olarak nitelendirilir. Örneğin; hava, tuzlu su, şekerli su, limonata, mürekkep homojen karışım iken; toprak, süt, buzlu su, ayran, kan, su, zeytinyağı heterojen KÜTLE FARKI İLE AYIRMAKatı madde karışımlarındaki bileşenlerin öz kütleleri farklı ise bu farktan yararlanarak ayırma işlemi kütle farkı ile ayırma yöntemi endüstride geniş ölçüde kullanılır. Farklı öz kütleye sahip iki katının ayrılması istendiğinde, bu maddeler karışımı önce toz hâline getirilir. Toz hâlindeki karışım; öz kütlesi, karışımı oluşturan maddelerin öz kütleleri arasında bir değerde olan ve bu maddelerle etkileşmeyen sıvı içine atılır. Öz kütlesi, içine atıldığı sıvıdan büyük olan madde çöker, diğeri sıvı üstünde toplanır. Böylece karışımı oluşturan bileşenler birbirinden ayrılır. Örneğin; mermer tozu ve naftalin karışımı su içine atıldığında, öz kütlesi suyun öz kütlesinden büyük olan mermer tozu dibe çöker. Naftalinin öz kütlesi suyun öz kütlesinden küçük olduğundan su üstünde tereyağı elde edilmesinde, tereyağı ile ayra*nın öz kütlelerinin farklılığından yararlanılır. Krema, makine ya da yayıkta çalkalanır. Tereyağının öz kütlesi ayranın öz kütlesinden küçük olduğundan kremadan ayrılarak ayran üzerinde öz kütleleri birbirinden farklı birbiri içinde çözünmeyen iki sıvının oluşturduğu karışımlar su - zeytinyağı gibi, ayırma hunisi yardımıyla ayrılır. Ayırma hunisine boşaltılan karışımda öz kütlesi büyük olan altta toplanır. Diğeri ise üstte toplanır. Ayırma musluğu yardımıyla altta toplanan sıvı karışımdan FARKI İLE AYIRMAHayvancılıkla uğraşılan yörelerde, peynir ve tereyağını uzun süre saklayabilmek için peynir ve tereyağı tuzlanır. Peynir kullanılmadan önce suda yıkanır, suda bekletilir. Tuz suda çözünerek peynirden ayrılır. Böylece peynirin tuzu giderilmiş olur ki bu yöntem, çözünürlük farkı ile maddelerin ayrılmasına örnek oluşturur, öyleyse bir karışımı, bileşenlerinin herhangi bir çözücüdeki çözünürlükleri farkından yararlanarak verdiğimiz örneklerde, karışım oluşturan bileşenlerin suda çözünmesinden ya da çözünmeme*sinden yararlandığı açıktır. Ancak bazı karışımları oluşturan bileşenlerden iki ya da daha fazlasının aynı çözen*de çözündüğü durumlarla da karşılaşılır. Bu durumda karışımı bileşenlerine ayırmak için bileşenlerin farklı çözücülerdeki çözünürlüklerinin farklı oluşundan yemek tuzu, kükürt ve mermer tozundan oluşan bir karışımdan yemek tuzu suda çözünerek ayrılır. Kalan karışım karbon tetraklorür ile yıkanırsa kükürt, karbon tetraklorürde çözünerek mermer tozundan ayrılmış farkı ile karışımları bileşenlerine aynına yöntemleri endüstride, madenlerin zenginleştirilmesinde, meyve sularının deriştirilmesinde, bitkisel yağların elde edilmesinde, kimyasal ürünlerin saflaştırılmasında DEĞİŞTİRME SICAKLIKLARI FARKİ İLE AYIRMAMaddelerin, katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç hâlde bulunduğunu; ısı enerjisinin maddeleri etkilediğini ve maddelerde hâl değişikliğine neden olduğunu biliyorsunuz. Hâl değişikliği ısı alış verişi ile olur. Madde ısı aldı*ğında sıcaklığı artar. Katı bir maddenin sıcaklığı, erime sıcaklığına ulaştığında madde sıvı hâle geçer. Yani sırasında madde katı ye sıvı hâlini bir arada bulundurur. Örneğin; bir buz parçası ısıtılırsa, yavaş yavaş erir. Bu safhada suyun katı ve sıvı hâli bir aradadır. Isıtma sürdürülürse, buz tamamen eriyerek sıvı hâle ya da yere döktüğünüz suyun bir süre sonra buharlaştığını bilirsiniz. Soğuk loş günlerinde su biri*kintileri veya akarsuların buharlaştığını görmüşsünüzdür. Evinizde çaydanlıkta ısıttığınız suyun, yüzeyinden ha*fif hafif buharlaştığına çoğu kez tanık olmuşsunuzdur. Buharlaşarak gaz hâline geçen maddeler soğutulduğunda tekrar sıvı hâle döner. Gaz hâlindeki maddelerin ısı kaybederek sıvı hâle geçmesine, yoğunlaşma açıklamalarımızdan sıvıların her sıcaklıkta buharlaştığını, sıvıların buharlaşması için kaynamalarının ön koşul olmadığını anlamışsınızdır. Ayrıca kaynama esnasında buharlaşmanın ve buharlaşma hızının arttığını, fakat kaynama ya da erime - donma olayının belirli bir sıcaklıkta gerçekleştiğini hâlde maddelerin erime donma ve kaynama noktalarının yani hâl değişim sıcaklıklarının farklı oluşundan yararlana*rak karışımları bileşenlerine ayırmamız mümkün olmalıdır,Sizler kaynamakta olan tuzlu suyun, suyu buharlaştıkça tuzluluk oranının arttığını, buharlaşan deniz su*yundan geriye tuz vb. artıkların kaldığını, bu yöntemle de deniz suyundan Konya ilimizde tuz gölünden tuz el*de edildiğini AYRIŞMASIKonumuz içinde madde hakkında bilgiler edinirken, saf maddeleri elementler ve bileşikler olarak sınıfla*mış ve bunlara örnekler vermiştik. Çeşitli yöntemlerle ayrıştırılmaya çalışıldığında değişik özellik gösteren hiç*bir yabancı maddeye ayrılmayan saf maddelere element denir. Demir, bakır, alüminyum, altın, gümüş, cıva, platin, oksijen, hidrojen, helyum, argon vb. bilinen element sayısı günümüzde 111' çok element ya da maddenin kimyasal bir tepkime sonucu belirli oranlarda birleşerek oluşturduk*ları yeni özellikteki maddeye bileşik az sayıda elementin birleşmesinden milyonlarca türde bileşik oluşur. Oluşan bileşiklerin özellikle*ri, kendilerini oluşturan elementlerin ya da maddelerin özelliklerinden tamamen farklıdır, örneğin; hidrojen ve oksijen gazlan belirli bir oranda birleşerek kendilerinden tamamen farklı su bileşiğini oluşturur. Su, tuz, şeker, etilalkol, karbondioksit vb. birer kendilerini oluşturan saf maddelere ayrılması fiziksel bir olay, öz kütle, çözünürlük, erime, kaynama ve yoğunlaşma sıcaklığı vb. özellikler maddelerin fiziksel özelliğidir. Bu özelliklerden yararlanarak ka*rışımları bileşenlerine ayırmak üzere deneyler plânladık. Maddelerin ayırt edici özelliklerinden yararlanarak ve fiziksel yöntemler kullanarak karışımları bileşenlerine ayırdık. Ancak maddeler, karışımlar hâlinde bulundukları gibi daha kompleks ve karmaşık bir yapı olan bileşikler hâlinde de bulunur. Şeker, yemek tuzu, sodyum klorat, aspirin gibi sayamayacağımız kadar çok madde yanında, canlılığın vazgeçilemez bir parçası olan su da bir bile* farklı olarak bileşikleri bileşenlerine ayırmak, ayırt edici özellikler yanında daha başka kimyasal teknikleri ve daha fazla bilgiyi gerektirir. Biz bu tekniklerden, ısı enerjisi ile ayırma ve elektrik enerjisi ile ayırmadan elektroliz söz edeceğiz. Hepsi de kimyasal bir olaya dayalı bu yöntemlerle bileşikleri bileşenleri*ne ayıracağız. Ancak şunu unutmamanız gerekir ki her bir bileşiği bileşenlerine ayırmak başka başka kimyasal teknikleri gerektirir, örneğin; kireç taşını kalsiyum karbonat ısı etkisiyle sönmemiş kireç kalsiyum oksit ve karbondioksitle ayırmak mümkünken, suyu ısı enerjisiyle bileşenlerine ayıramayız. Suyu ancak elektrolizle bile*şenlerine ENERJİSİ İLE AYRIŞTIRMA ELEKTROLİZIsıtma, damıtma, kristallendirme gibi yöntemlerle pek çok bileşik, daha basit maddelere ayrışamaz. Bunun için daha güçlü bir tekniğe ihtiyaç vardır. Elektrik enerjisiyle kimyasal bir ayrıştırma yöntemi olan bu teknik elektrolizdir. Elektrik akımı iletkenliği sağlayan maddeler elektrolit maddeler sanayide birçok maddeni elde edilişinde, metallerin saflaştırılmasında yaygın olarak kullanılır. En önemli uygulamaları, yemek tuzunun elektrolizinden klor ve sodyum hidroksit üretimi ve alüminyum oksitten alüminyum üretimidir. Ayrıca kaplamacılıkta nikelaj, kromaj vb kullanılır. Elektrik enerjisi ile bileşikleri basit maddelere ayrıştırma işlemi kimyasal AYRIŞTIRMA TEKNİKLERİBileşiklerden başkaca saf maddeleri ısı ve elektrik enerjisi yardımıyla elde ettik. Ancak bu tekniklerin dı*şında saf maddeler olan bileşiklerden başkaca saf maddeleri elde etmek için değişik ayrıştırma teknikleri de kul*lanır. Örneğin; maden yataklarından çıkarılan demir oksit içeren cevher, yüksek fırınlarda kok kömürü ile birlik*le ısıtılarak tepkimeye sokulur. Kok kömürü, demir oksidin oksijenini tutar, böylece demir elde edilir. Teknikte kurşun, çinko ve krom da benzer yöntemle elde saf olarak elde etmenin bir başka yolu da bu metallerin çözeltilerini kendilerinden daha aktif olan bir metal ile tepkimeye sokmaktır. Örneğin; balar sülfat bileşiğinden bakın saf olarak elde etmek için bakır sülfatın sudaki çözeltisi, bakırdan daha aktif olan metalik alüminyum ya da çinko ile tepkimeye sokulur. Alümin*yum ya da çinko metali çözeltiye geçerken bakır, serbest hâlde alüminyum ya da çinko üzerinde toplanır. Bu yöntem sanayide bazı metallerin üzerini kaplamakta da elektrolizi ile hidrojen ve oksijene ayrışır. Ancak civayı, bakırı, oksijeni, hidrojeni elektroliz etmeye çalışsak, bunları ısıtsak, kömürle kızdırsak, daha basit saf maddelere ayrıştırılamaz.. Bileşiklerin ayrıştırılması sonucu oluşan saf maddeler daha basit saf maddelere ayrıştırılamıyorsa, bu saf maddelere element denir. Deneylerle saf olarak elde edilen oksijen, hidrojen, bakır vb. maddeler birer elementtir. Değişik işlemlerle bu saf maddelerden, ancak kütlesi daha büyük olan yeni saf maddeler bileşikler elde VE BİLİMSEL DAVRANIŞIN ÖNEMİAkılcılık, evrende gerçekleşen olaylara, insanın aklını kullanarak bir neden bulması, her olayın doğal bir nedeni olduğunun bilinmesi ve deney tüpündeki renksiz iki sıvıyı birbirine karıştırıp vişne renkli bir başka sıvı elde ettiğinde; aklımızda uyanan soru, ilk renksiz sıvıların ne olduğu, tepkimeden hangi sıvının çıktığıdır. Oysa aynı deneyi, ay*nı sıvılarla ama bu sıvıları size su olarak tanıtıp sahnede süslü sürahilerin içinde yapan sihirbaz, şeytanî güçle*rin yardımıyla vişne suyu oluşturduğunu söyleyebilecek, pek çok kişiyi de öğretmen arasındaki ayırım, bilimsel düşünceyle hurafe arasındaki ayırımdır. Aklını doğru kul*lanmayı öğrenen insan; yaşamı boyu rahat edecek, başkalarının kendisini kandırmasına izin vermeyecek, gördü*ğü her olayın nedenini başka bir doğal olayda bildiği, gerçek anlamda bilimsel düşünen ilk insan yurdumuzda, Anadolu'da yaşadı. İzmir'in gü*neyinde, Miletos adlı kentte, 7. yy'da doğdu. Adı Thales Tales'ti Matematikteki ustalığı, bugün kendi adıyla anılan teoremleriyle karanlığı içindeki toplumda, bilimsel düşünen ilk insan olarak Thales, 28 Mayıs 585'teki güneş tutulmasını önceden hesaplamış ve bir savaşa engel o güne değin kimsenin çözemediği bir sorunu çözmüş, piramitlerin gölgelerini ölçerek yüksek*liklerini bulmuştu. Ardından gelen Anadolulu düşünürler, Güneş ve Ay tutulmaları, Dünya'nın yuvarlaklığı, Dünya haritası*nın çizilmesi gibi bugün bile insan yaşamında önemini koruyan pek çok doğru bilgiyi düşüncenin en önemli iki aşaması yine bu dönemde Anadolulu bilgeler tarafından gerçekleştirildi Ephesoslu Herakleitos Efesli Heraklos, evrenin durağan olmadığını, her şeyin "akış" içinde olduğunu gördü ve gerçeğe "zaman" boyutunu ekledi. Bu durumu; "Aynı ırmağa iki kez girilemez." diyerek Demokritos, bugün bile aynı adla anılan "ATOM"' fikrini ortaya davranışın temelinde her şeye kuşkuyla bakmak vardır. Her bilgi alınır, bir kez daha aklın süzge*cinden geçirilir. Böylece her bilgi, her kullanımda bir kez daha denetlenir, eksiklikleri varsa tamamlanır, yanlış*ları varsa düzeltilir. Böylece bilimsel bilgi her kullanımda bir kez daha doğrulanır, sağlamlaşır. Bilimsel düşünü*şün sağlamlığı buradan düşüncenin yılmaz savunucusu olan Büyük Önder Atatürk, 1924 yılındaki bir söylevinde "Dün*yada her şey için, uygarlık için, hayat için, basan için, en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir." diyerek ülkenin çağdaşlaşması ve uygarlaşması için bilimin yol göstericiliğine güvenilmesini Kemal'in erdemi, işte bu çağdaş dünyaya Türk toplumunun ayak uydurmasını sağlamasındadır.
16. 3. periyot 2A grubu elementi için aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A Metaldir. B Oda koşullarında katı halde bulunur. C Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron bulunur. D Atom numarası 12’dir. E 1A grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik oluşturur. Periyodik tabloda bulunan 2A grubunda bulunan bileşik MagnezyumMg'dur. Magnezyum, A Metaldir. B Oda koşullarında katı halde bulunur. C Elektron dağılımı yazıldığında 3. katmanında 2 elektron bulunur. D Atom numarası 12’dir. Ancak,1A grubunda bulunan bütün elementlerle bileşik oluşturmaz. Cevap E'dir. 17. Periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri yanlıştır? I. A grubu elementlerinin tamamı metaldir. II. A grubu elementlerine baş grup elementleri de denir. III. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri denir. A I ve II B I ve III C II ve III D Yalnız I E Yalnız II I. A grubu elementlerinin tamamı YANLIŞTIR. II. A grubu elementlerine baş grup elementleri de DOĞRUDUR III. Lantanit ve aktinitlere geçiş elementleri bu ifade kısmen ile 3A arasında kalan elementlerin tümüne geçiş elementleri d blok elementleridir. Doğru cevap B I ve III'tür. 18. Aşağıda atom numarası verilen elementlerin hangisinin grup adı doğrudur? A 11X toprak alkali metal B 3Y alkali metal C 17Z soy gaz D 13K halojen E 15M toprak metal A 11X ->Alkali metaldir. B 3Y->alkali metaldir. C 17Z->ametaldir. D 13K-> ara geçiş metalidir. E 15M-> ametaldir. Yani tek doğru cevap B seçeneğidir. 19. Periyodik sistemde yerleri belirtilen elementlerle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A H ve Ar aralarında bileşik oluşturmaz. B Ca ve C bileşik oluşturmaz. C H ve Na bileşiklerinde daima elektron verir. D Na ve Ca alaşım oluşturabilir. E He ve Ar’un son katmanlarında 8 elektron vardır. 20. Periyodik sistemde aynı grupta yukarıdan aşağıya gidildikçe atom yarıçapı artarken; I. Metalik özellik II. İyonlaşma enerjisi III. Elektron ilgisi niceliklerden hangisi ya da hangilerinin artması beklenmez? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve III Periyodik cetvelde aynı grupta yukarıdan aşağıya doğru inildikçe elementlerin; -Metalik özelliği artar. -Elektron ilgisi azalır. -İyonlaşma enerjileri azalır. Yani cevap D'dir. 21. Aşağıdaki atomlardan hangisinin çapı en küçüktür? A 8O B 9F C 11Na D 12Mg E 13Al Şimdi atom çapı atom çapı periyodik tabloda sağdan sola ve yukarıdan aşağıya gittikçe artar. O zaman bu elementleri periyodik tabloya dizdiğimizde periyodik tabloda en sağ ve yukardaki elementin atom çapı en küçüktür . Bu da periyot sayısı en küçük grup numarası en büyük element demektir. O yüzden cevabımız 9F'dir. B şıkkı 9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 91 Cevabı 22. Derya tabloda verilen doğru/yanlış türündeki ifadeleri aşağıdaki gibi işaretlemiştir. 23. X Y Z 3. periyotta yanyana bulunan X, Y, Z elementleri ile ilgili; I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir. II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. III. Y yarı metalse X metaldir. bilgilerinden hangisi kesinlikle doğrudur? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II, ve III Periyodik tabloda soldan sağa doğru gidildikçe atom numarası artar. Buna bağlı olarak soldan sağa doğru gidildikçe atom yarıçapı küçülür ve değerlik elektronları çekirdek tarafından daha kuvvetli çekilir. Bunun sonucu olarak iyonlaşma enerjiside artar. Buna göre, I. İyonlaşma enerjisi en büyük olan Z’dir. II. Atom hacmi en büyük olan X’tir. ifadeleri doğrudur. Ancak için kesin bir yargı diyemeyiz. 24. 1A grubu elementlerinden 3Li, 11Na, 19K’un metalik özelliklerinin karşılaştırılması hangi seçenekte doğru verilmiştir? A Li> Na> K B K>Na>Li C Na>K>Li D K=Li>Na E K>Li>Na Periyodik tablo, elementlerin belirli sıraya göre dizildiği tablodur. Bu dizilim eski zamanlarda kütle numarası gibi başka ölçütlere göre dizilmiştir. Fakat günümüzdeki sistemde kütle numarası değil, atom numarası artacak şekilde dizilmektedir. Soruda 1A grubu metallerinden bazılarını vermiş. Aynı grup elementlerinin son katmanlarındaki elektron sayıları değerlik aynıdır. 1A grubu değerliği 1 olan elementlerin toplandığı gruptur. Zaten sorudaki elementlere baktığımızda Li 21 Na 281 K 2881 olduğunu görürüz. Şu an yazdığım sıra periyodik tablodaki gibidir. Yani yukarıdan aşağı doğrudur. Aynı grup metallerinde aşağı inildikçe metalik özellik artmaktadır. Yani bu özelliğe göre sıraladığımızda K>Na>Li olduğunu görürüz. Doğru yanıt B seçeneğidir 25. Günümüzdeki periyodik sistemle ilgili verilen bilgilerden hangisi doğrudur? A Mendeleyev tarafından oluşturulmuştur. B Elementler artan atom kütlesine göre sıralanmıştır. C Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son bulur. D Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre düzenlenmiştir. E Bazı elementlerin yerleri boş bırakılmıştır. A Mendeleyev tarafından DOĞRUDUR. B Elementler artan atom kütlesine göre C Bir periyot toprak alkali metalle başlayıp soy gazla son YANLIŞTIR. H bir metaldir. D Moseley’in önerisi ile atom numarasına göre DOĞRUDUR. E Bazı elementlerin yerleri boş Lantanit ve Aktinitlerin yerleri aşağıda verilir. 26. X Y Z atomlarının aynı periyotta olduğu bilindiğine göre I. Çekirdek yükü en büyük olan Y dir. II. 1. iyonlaşma enerjisi en küçük olan X tir. III. Elektron ilgileri Y Z>X olacaktır. 30. Bir elementin ikinci iyonlaşma enerjisinin birinci iyonlaşma enerjisinden büyük olmasının nedeni I. Çekirdek çapının küçülmesi II. Çekirdek yükünün artması III. Elektron başına düşen çekim gücünün artması ifadelerinden hangisi ile açıklanabilir? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve II E I, II ve III İyonlaşma enerjisi, atomun gaz halindeyken temel halinden bir elektronu uzaklaştırmak için gerekli olan enerjiye denir. Periyodik tabloda, aynı periyotta soldan sağa doğru gidildikçe atom yarıçapı küçülür ve değerlik elektronları çekirdek tarafından daha kuvvetli çekilir. Bunun sonucu olarak iyonlaşma enerjiside artar. çapının küçülmesi II. Çekirdek yükünün artması III. Elektron başına düşen çekim gücünün artması bunun sebeplerindendir. 31. 17 35Cl ve 17 37Cl ile ilgili; I. Kimyasal ve fiziksel özellikleri farklıdır. II. 17 35Cl nun atom çapı, 17 37Cl nin atom çapından küçüktür. III. Elektron başına düşen çekim kuvvetleri farklıdır. ifadelerinden hangisi ya da hangileri yanlıştır? A Yalnız I B Yalnız II C I ve II D II ve III E I, II ve III 32. Aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlış verilmiştir? A İyonlaşma enerjisi Gaz hâldeki nötr atomdan elektron koparmak için gereken enerjidir. B Elektron ilgisi Gaz hâldeki nötr atomun elektron alması sırasındaki enerji değişimidir. C Orbital Elektronların bulunma ihtimalinin yüksek olduğu hacimsel bölgedir. D Uyarılmış hâl Atoma enerji verilerek elektronun daha yüksek enerji seviyesine geçme hâlidir. E Temel hâl Bağ elektronlarını çekme hâlidir. Sırayla gitmek gerekirse; A, B, C ve D seçeneklerinde verilen tüm tanımlar doğru verilmiştir. Ancak E seçeneğinde verilen tanım yanlış verilmiştir. İncelemek gerekirse temel halin tanımı; bir atomun tüm elektronlarının olabilecek en düşük seviyede olduğu halidir. E seçeneğinde verilen tanım yani bağ elektronlarını çekme gücüne de *Elektronegatiflik* denir. 33. Görselleri verilen atom modellerinin isimlerini boşluklara yazınız. 9. Sınıf Meb Yayınları Ortaöğretim Kimya Ders Kitabı Sayfa 94 Cevabı 34. Atomlar neden ışıma yapar? Atomların uyarılması demek; ısı, ışın, enerji ve manyetik alan gibi etkilerle elektronların yerlerinin değiştirilmesidir. Atomların dışarıdan hiç enerji almamış hallerine '' Temel Hal '' denir. Temel haldeki bir atoma enerji vererek elektronunu üst seviyelerden birisine çıkarma işlemine atomu uyarma denir. Böylece üst enerji seviyesine çıkılabilceği gibi alt enerji seviyesine inilmeside sağlanabilir. Uyarılmış hal temel hale göre kararsızdır. Belli bir süre sonra eski haline geri döner. Enerji verilerek aşırı uyarılırsa elektron sonsuza uzaklaştırılmış olur ki buna iyonlaşma adı verilir. Uyarılarak üst seviyeye geçen elektronlar tekrar eski hallerine dönerken yaydıkları ışın farklı olur. Bu özellik bilim ve teknolojide bir çok farklı yerde kullanılmaktadır. MR, ultrason, lazer, x ışınları gibi. Atomlar; a Hızlandırılmış elektronlar ile b Foton bombardımanı c Sıcaklık yükseltilerek d Birbirleri ile çarpıştırılarak uyarılabilirler. ELEKTRONLARLA UYARILMA Elektronun bir atomu uyarabilmesi için enerjisinin atomun I. uyarılma enerjisine eşit ya da ondan büyük olması gerekir. Elektronların enerjisi atomun I. uyarılma enerjisinden küçükse esnek çarpışmalar gerçekleşir. Elektronlar enerji yitirmez ve atom ışıma yapmaz.
periyodik cetvelde bir grupta en fazla kaç tane element bulunabilir